İlköğretim Dersleri

Ortaöğretim Dersleri

Karma-Karışık

Site İstatistikleri

Toplam Üye:2275
Son Üyemiz:bclldiourn
Son Ziyaretçi:gökmen
İçerik:6489
İçerik Okunma:6523811
Yapı ve Anlam Bakımından Kelime, Yapı ve Anlam Bakımından Sözcükler PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Perşembe, 05 Kasım 2009 00:00
Makale İçeriği
Yapı ve Anlam Bakımından Kelime, Yapı ve Anlam Bakımından Sözcükler
Sayfa 2
Tüm Sayfalar

YAPI VE ANLAM BAKIMINDAN SÖZCÜKLER

SÖZCÜK

SÖZCÜKLERDE TÜR VE GÖREV

Sözcük, bir veya birden çok heceli ses öbeklerinden oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında, zihinde tek başına kullanıldığında, belli bir kavrama karşılık olan, belli bir duygu ve düşünceyi yansıtan, somut ya da soyut kavramlar arasında ilişki kuran bir dil birimidir. Sözcük, en küçük söz dizimsel yapıdır.

Dil bilgisinde sözcükler sınıflandırılırken çeşitli ölçüler kullanılır:

A)Kimi sözcükler varlıkları, kimileri eylemleri, kimileri varlıkların niteliklerini, özeliklerini belirttikleri, eylemleri sınırladıkları halde, kimilerinin anlamı yoktur. Öyle ise anlam sözcüklerin ayrımında kullanılacak ölçülerden biri olabilir.

B)Kimi sözcükler, cümlede kullanılırken durum ya da çekim(adlar ve eylemler) vs. eklerini alabilirler, kimileri ise bu tür bir ek almazlar(edatlar, işlev sözcükleri)ama önceki sözcüğün bu tür bir ek almasını gerektirirler. Sözcüklerin ayrımında bu özellik ikinci ölçü olabilir.

C)Kimi sözcükler cümlede kendi başlarına yüklem, özne, nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci gibi bir öğe oldukları halde, kimi sözcüklerde kendi başlarına bir öğe olma özelliği yoktur. Bu da üçüncü ölçü olabilir.

D)Sözcüklerin ait oldukları grupları ayıran bir sınır vardır. Kimi sözcükler bu sınırı aşıp başka grupların çerçevesi içine girmişse, bu defa bu yeni çevrenin özelliklerine uymuş olabilirler.

Sözcüklerin belirli ölçütlere göre sınıflandırılması biçim bilgisinin önemli konularından biridir. Ancak Türkçede sözcükler yapılarına, cümle içindeki görevlerine ve anlamlarına göre üç başlık altında ele alınabilir.

Sözcüklerin belirli ölçütlere göre sınıflandırılması biçim bilgisinin önemli konularından biridir. Ancak Türkçede sözcüğün türünü kimi zaman görev/işlev belirlemekte, aynı sözcük cümle ya da sözce içinde farklı kategorilerde yer alabilmektedir.

Örneğin ‘artık’ sözcüğü;

Artık sevmeyeceğim cümlesinde zarf

Yemek artıkları çöpe döküldü cümlesinde ad

Artık yemekler çöpe döküldü cümlesinde sıfat görevindedir.

 

Türkçede genel olarak kabul gören şöyle bir çizelge verilebilir:

 

SÖZCÜKLERİN SINIFLANDIRILMASI

YAPI BAKIMINDAN: *Basit(yalın kök) kelimeler

*Türemiş kelimeler

*Birleşik kelimeler

*Kalıplaşmış kelimeler

*Deyimleşmiş kelimeler

ANLAM BAKIMINDAN:   *Eş anlamlı kelimeler

*Karşıt anlamlı kelimeler

*Eş adlı kelimeler

*Eş sesli kelimeler

*Özel anlamlı kelimeler

*Genel anlamlı kelimeler

*Temel anlamlı kelimeler

*Yan anlamlı kelimeler

*Terimler

*Halk diline ilişkin olan kelimeler

*Argolar

*Diğer

 

 

TÜR(GÖREV)BAKIMINDAN:  *Ad soylu

—isim(ad)

—sıfat(önad)

—zamir(belirteç)

—zarf(adıl)

 

*Edat(ilgeç) soylu

—edatlar

—bağlaçlar

—ünlemler

 

 

*Eylemler

 

 

 

 

YAPI BAKIMINDAN KELİMELER

BASİT(YALIN)KELİMELER

Basit kelimeler herhangi bir yapım eki ile genişletilmemiş olan ve daha basit kök, ek öğelerine ayrılmayan kelimelerdir. Türemiş ve birleşik adların dışında kalan bütün kelimeler basit kelime grubuna girer. Bunlar, kök niteliğinde oldukları ve dilin oluşma dönemlerine ait bulundukları için sayıları sınırlıdır, yeni kökler yaratılamaz. Ancak kelime yapımında temel görev bunların üzerindedir. Çünkü kök olmayan kelime yapmak mümkün değildir.

Kök kelimeler ad ve fiil soyundan olmak üzere başlıca iki gruba ayrılır:

A)Ad soylular: eş, ayak, bal, beş, çam, dam, damga, deniz, göz, sekiz, taş, yıl vs.

B)Fiil soylular: al- ,bul-, bırak-, dal-, diren-, ele-, gör-, işit-, koy-, oku-, yaz- vs.

 

Basit kelimeler, yukarıda kökler ve özelliklerinden bahsedildiği gibi, ad olarak evrenin canlı, cansız bütün somut varlıkları ve nesneleriyle zihinde var olan soyut kavramlarını, bunların özelliklerini, fiil olarak da bu varlık nesne ve kavramların zaman ve mekân içinde gerçekleştirdiği hareketleri karşılayan temel öğelerdir. Bu nedenle dilimizde türetme ve birleştirme yoluyla elde edilen bütün yeni kelime ve kavramlar hep bu kök niteliğindeki basit kelimelere dayanılarak ortaya konmuştur.

Dilimize yabancı dillerden alınmış olan yabancı kelimelerde basit kelime grubuna girer. Bunlar alındıkları dillerin kurallarına göre türetilmiş olsalar bile Türkçe yapım eki almamışlarsa yine basit kelime sayılırlar.

Biçare, bilakis, daktiloskopi, gayrimüslim, girizgâh, mimari, mahkûmiyet, pejmürde gibi…

 

 

Öğrencilerimize basit kelime kavramını daha iyi anlatabilmek için aşağıdaki alıştırmaları yaptırabiliriz…

 

‘’ ORMAN TÜKENİRSE

Biz kente göçtüğümüz zaman sen iki yaşındaydın.

—Neden kente göçtük? Niye Hoş derede kalmadık baba?

—Nedeni şu: Bizim Hoş dere ağaçlık bir köydü. Köyü kuşatan dağlar, tepeler hep ormandı. Ne var ki kimi köylüler ağaçları kesti, tarla açtılar. Kimileri de oduncu olup ağaçları kesti, sattılar. Tarla açmak için yangın çıkaranlar bile oldu. Derken köyün iklimi bozuldu. Yağmurlar düzenli yağmaz oldu. Köyü sık sık sel bastı. Taşlık, kayalık alanlar çıktı ortaya. Hoş derede yaşamak güçleşti. Bizde birçokları gibi kalkıp kente göçtük.’’ (Emin Özdemir, Eğlenceli Dilbilgisi, s.71)

 

*Baba, çocuğun sorusunu nasıl yanıtlıyor?

*Niçin, köyün iklimi değişiyor? Ormanla iklim arasında nasıl bir ilişki kurulabilir?

 

**Parçada geçen kent, orman, tarla, sel, köy sözcüklerine bakın. Bunlar yapım eki almamış, başka sözcüklerle bileşmemiş olanlara basit sözcükler diyoruz.

  • Parçadan basit sözcüklere başka örnek bulun.
  • Aşağıdaki cümlelerde basit sözcüklerin altını çizin.

 

  1. Bizim sokakta yeni bir eve taşındılar.
  2. Yaşlı bir adam yolda bize su ve ekmek verdi.
  3. Araba ağır ağır gidiyordu.
  4. Biz çocukluğumuzda kedi beslerdik.
  5. Şimdiki çocuklar kuş ve balık besliyor.

 

 

TÜREMİŞ KELİMELER

Türkçede, yeni sözcükler türetmenin vazgeçilmez unsurlardan biri yapım ekleridir. Yapım ekleri, sözcük köklerine ve gövdelerine gelerek dilin anlatım yeteneğini genişleten, dili zenginleştiren, yeni sözcüklerin yeni sözcüklerin türetilmesinde görev alan eklerdir. Türetme, kökteki anlamla ilgi kurularak bir düzen içinde dilin kanunlarına göre gerçekleştirilir. Matematik gibi kuralları çok sağlam olan dilimize esasen her köke her türlü ek getirilebilir. Ancak dil mantığı buna izin vermez. Yapım eklerinin türetme görevi dışında sözcüğe kattığı anlam incelikleri de vardır. Bu yüzden bir ek, aynı türden bütün sözcüklere getirilmez.

Türetme görevini üstlenen yapım ekleri aynı derecede işlek değildir. Mesela, fiil köklerine gelerek fiil isimleri(mastar) yapan –mak,-mek eki istisnasız bütün fiillere gelirken fiilden isim yapan –van eki yay-van gibi bir iki örnekte görülür. İşlek olmayan ve daha çok bazı sözcüklerde kalıplaşmış olarak bulunan bu tipteki ekler, yeni sözcükler türetmeye pek elverişli değildir.

İsme getirilen yapım eki fiile getirilemez. Yazılışları, söylenişleri aynı olan yapım eklerini karıştırmamak gerekir. Türetilen sözcük isme ait bir çekim eki alıyorsa sözcüğe getirilen son yapım eki, isim yapma ekidir. Sözcük, fiile ait bir çekim eki alıyorsa sözcükteki son yapım eki, fiil yapma ekidir. Bu ayrımı cümlede kullanış biçiminden de anlamak mümkündür. Sür-ü-den sözcüğünde –ü eki fiilden isim yapmıştır. Sözcük isme dönüşmeseydi ayrılma (-den) hali eki getirilemezdi. Sür-ü-dü-k örneğinde ise –ü eki fiilden fiil yapmıştır.

Bir eke ait birden fazla biçimin bulunması(bazı istisnalar dışında)Türkçedeki eklerin genellikle ünlü ve ünsüz uyumlarına uymasından kaynaklanmaktadır: -dır,-dir,-dur,dür,-tır,-tir,-tur,-tür.

Çekim eklerinde(bir-i-si, hep-i-si gibi bazı istisnalar dışında) aynı gruptan iki veya daha fazla ek üst üste gelemez. Ancak yapım ekleri için böyle bir sınırlama yoktur: yaz-dır-t-tır-ı-lan.

Dilimizde yapım ekleri dört ana gruba ayılır. Bunlar:

A)İsimden isim yapan ekler

B)İsimden fiil yapan ekler

C)Fiilden isim yapan ekler

D)Fiilden fiil yapan ekler

 

A)İSİMDEN İSİM YAPAN EKLER

İsim tabanlarından yeni anlamlı başka isimler türetmede kullanılan eklerdir. İşlek olarak kullanılanlardan bazıları şunlardır:

  1. 1) –lık,-lik,-luk,-lük

a)Yer isimleri yapar: orman-lık, saman-lık, taş-lık, zeytin-lik, kum-luk, odun-luk, çöp-lük, gül-lük, kömür-lük vs.

Dut-luk, Et-lik, İncir-lik ( Burada özel isim olarak kullanılmıştır.)

B)Sıfatlar yapar: ay-lık(ücret),baklava-lık(un),bayram-lık(elbise),dolma-lık (biber),gömlek-lik(kumaş),hediye-lik(eşya),mevsim-lik(iş) vs.

c)Alet, araç, gereç isimleri yapar:baş-lık, kulak-lık, sabah-lık, diz-lik, gece-lik, gelin-lik, buz-luk, yağmur-luk, ön-lük vs. (çaydan-lık,iğneden-lik,yağdan-lık örneklerinde ise –lık ile aynı işlevdeki Farsça –dan ekinden sonra gelmiştir.)

d)Meslek ve meslek aşaması gösteren adlar: avukat-lık, işçi-lik, demirci-lik, doçent-lik, binbaşı-lık, gözlükçü-lük,

e)Rütbe ve makam isimleri yapar: bakan-lık, başkan-lık, kaymakam-lık, vali-lik, rektör-lük vs.

f)Soyut isimler ve durum isimleri yapar:aç-lık, arkadaş-lık, ayrı-lık, çocuk-luk, delikanlı-lık, erkek-lik, genç-lik, güven-lik, güzel-lik, ihtiyar-lık, vicdansız-lıkv vs.

g)Sayı isimlerinden sonra o sayının toplu olarak bulunduğunu bildiren isimler yapar: altı-lık, beş-lik, on-luk, dört-lük vs.

h)Renk isimlerine getirilince, o rengin yaygın olarak bulunduğunu bildiren isimler yapar: beyaz-lık, kara-lık, kırmızı-lık, mavi-lik vs.

ı)Ana-lık, baba-lık, evlat-lık, oğul-luk gibi sözcüklerde üveylik anlamı katar.

i)Bağlılık ve özellik anlamı katan adlar yapar: akılcı-lık, sağcı-lık, devrimci-lik, milliyetçi-lik, solcu-luk vs.

J)Aç-lık  tok-luk, az-lık çok-luk, bağ-lık bahçe-lik, var-lık yok-luk,bir-lik beraber-lik, gül-lük gülistan-lık örneklerindeki gibi ikilemeler yapar.

k)Getirildiği isme,çokluk veya topluluk anlamı katar: ağaç-lık, çalı-lık, çam-lık, kavak-lık, orman-lık vs.

 

2.-lı,-li,-lu,-lü

a)Sıfat yapar: anlayış-lı(arkadaş), sayı-lı(gün),bilgi-li(öğretmen),gölge-li(yer), gül-lü(bahçe) vs.

b)Bir yere aitlik,bağlılık anlamı katar: Asya-lı,bura-lı, Ankara-lı, köy-lü, üniversite-li, Mersin-li vs.

c)Yaygın olarak kullanılmayan kök ve gövdelerde kalıplaşmış olarak sıfat görevli sözcüklerde bulunur: acık-lı, alım-lı, danışık-lı, paha-lı, tutar-lı vs.

d)İkileme kurar: an-lı şan-lı, bel-li baş-lı, sağ-lı sol-lu, der-li top-lu, gece-li gündüz-lü, iri-li ufak-lı vs.

 

İkilemeler kuran –lı,-li,-lu,-lü ekinin eski biçimi de böyledir. Fakat diğer örneklerdeki ekin eski şekli –lıg,-lig,-lug,-lüg olup başka bir ektir. Tat-lıg- tat-lı,

Küç-lüg- güç-lü örneklerindeki gibi.

 

3.-sız,-siz,-suz,-süz

Olumsuz anlam taşıyan adlar, sıfatlar, zarflar yapar: ahlak-sız, ar-sız, hır-sız, tel-siz,-bağım-sız, görgü-süz vs

Bu ekle ikilemeler de yapılır: borç-suz harç-sız, ip-siz sap-sız, tat-sız tuz-suz, yer-siz yurt-suz vs.

 

 

4.-cı,-ci,-cu,-cü,-çı,-çi,-çu,-çü

Meslek,alışkanlık,taraftarlık isimleri yapar: araba-cı, bilgisayar-cı, cam-cı, iz-ci, simit-çi, tost-çu, şaka-cı, yalan-cı, geri-ci, kin-ci, uyky-cu, barış-çı vs.

5.-cık,-cik,-cuk,-cük,-çık,-çik,-çuk,-çük

a) Küçültme, azlık, acıma, sevgi, şefkat bildiren adlar yapar: ada-cık, az(ı)-cık, adam-cık, ağaç-çık, anneciğim(anne-cik-im),kadın-cık, yavru-cuk vs.

b)Hastalık ismi yapar: arpa-cık, yılan-cık, pamuk-çuk

c)Organ isimleri yapar: elma-cık(kemiği), karın-cık, badem-cik

d)Hayvan isimleri yapar: sığır-cık, tatar-cık vs.

e)Alet isimleri yapar: dağar-cık, maymun-cuk vs.

f)Yer isimleri yapar: Ayva-cık, Çınar-cık, Göl-cük vs.

 

6.-ca,-ce,-ça,-çe

a)Özellikle sıfatlara ve zarflara çekim eki gibi gelerek asıl işlevi olan eşitlik, benzerlik, görelik, nispet gibi anlamları kazandırır:  adam-ca, akıl-ca, ala-ca, bu-n-ca, çılgın-ca, filan-ca, kısa-ca, aile-ce, ben-ce, ekşi-ce, güzel-ce, iyi-ce, ben-ce, çocuk-ça, açık-ça, gök-çe vs.

b) Ayrı-ca, başlı-ca, doğru-ca, kolay-ca, böyle-ce sert-çe, çabuk-ça örneklerindeki gibi adlardan,sıfatlardan bazen de zamirlerden sonra gelerek zarf yapar.

c)Dil ve lehçe isimleri yapar: Alman-ca, İngiliz-ce, Türk-çe, Rus-ça vs

d)Yer isimleri yapar: Çamlı-ca, Çatal-ca, Çukur-ca, Yeni-ce, Düz-ce

e)Doğrudan doğruya isimler ve sıfatlar yapar: ılı-ca, kokar-ca, ala-ca(karga), aptal-ca(söz)

 

7.-daş,-deş,-taş,-teş

Eşlik,ortaklık,bağlılık,aitlik, bildiren isimler yapar: adaş(ad-daş), anlam-daş, arka-daş, çağ-daş, sır-daş, soy-daş, yol-daş, emek-taş, ses-teş vs.

 

8.-ncı,-nci,-ncu,-ncü

Sıralama ve derece bildiren isimler yapar: altı-ncı, bir-i-nci, elli-nci, son-u-ncu, yüz-ü-ncü vs.

 

9. –ar,-er,-şar,-şer

Asıl sayı adlarından üleştirme sayıları yapar. Ünsüzle biten sayılara –ar –er, ünlüyle biten sayılara –şar –şer biçimi getirilir: kırk-ar, on-ar, beş-er, bir-er, altı-şar, yedi-şer vs.

 

10.-sal,-sel

Yapı olarak yanlış olmasına rağmen –sal,-sel eki bugün yaygın olarak kullanılmaktadır. Bilim eseri yerine bilimsel eser, kamu alanı yerine kamusal alan gibi yanlış kullanmalar tercih edilmektedir. Günümüzde nispet ifade eden nispet i’sinin yerine  -l(doğa-l, yasa-l)-al,-el(ulus-al,söz-el)ve –sal,-sel(sayı-sal, bölge-sel) ekleri de kullanılmaktadır.Türkçedeki batı kökenli sözcüklerde de nispet i’si yerine –k eki de (sosyoloji-k) kullanılmaktadır.

—sal,-sel eki açı-sal, anıt-sal, duygu-sal,hayvan-sal,kalıt-sal, kut-sal,-onur-sal,bitki-sel, bölge-sel, evren-sel, örneklerinde görüldüğü gibi sıkça kullanılmaktadır.Ancak yapı olarak yanlış olan bu şekli yaygın örneklerinin dışında kullanmamaya özen göstermek gerekir.

 

Bunların dışında getirildiği isme değişik anlamlar katan ve sınırlı sayıda örnekte rastlanan isimden isim yapma ekleri de vardır.

-aç,-eç(boz-aç,kır-aç,top-aç) –ak,-ek(baş-ak, sol-ak,top-ak,ben-ek) –an,-en(oğulan-oğlan, kız-an,er-en) –cıl,-cil,-cul,-cül,-çıl,-çil,-çul,-çül (tavşan-cıl, ben-cil, ev-cil, balık-çıl, et-çil, ot-çul) –cileyin(ben-cileyin, sen-cileyin) –ç(ana-ç,baba-ç) –gıl,-gil,-gul,-gül,-kıl,kil(ali-gil,dayım-gil,dört-gül) –ka,-ge (baş-ka,öz-ge) –kan,-ken(baş-kan,er-ken) –kek(er-kek) –man,-men ( ak-man,-ata-man, kara-man, konuk-man, dik-men, evci-men, öz-men) –la( kış-la-g—kışla)

-lak,lek (kuş-lak,ev-lek, su-lak) –leyin(sabah-leyin,gece-leyin) –msı,-msi,-msu,-msü(acı-msı, kırmızı-msı, tepe-msi, ekşi-msi, mor-u-msu) –mtrak( ekşi-mtrak, sarı-mtrak, yeşil-i-mtrak) –sak,-sek ( bağır-sak, kur-sak,dir-sek) –sı,-si,-su,-sü (kadın-sı, erkek-si,çocuk-su) –şın,-şin ( ak-şın, kara-şın,sarı-şın) –t ( eş-i-t) –z ( altı-z, beş-i-z, iki-z )

 

B)İSİMDEN FİİL YAPAN EKLER

İsim kök ve gövdelerinden fiiller yapmak için kullanılan bu eklerin ayrı ayrı işlevleri yoktur. Hepsinin ortak işlevi, isimleri fiilleştirmek olduğu için türetilen fiilin anlamını ekler değil kök veya gövde konumunda olan isimler belirler.

 

1.-la,-le

İsim soylu sözcüklerden fiil gövdesi kurarlar: ak-la, av-la, bağ-la, baş-la, suç-la, ucuz-la, yaz-la, yok-la, yol-la, ateş-le, belge-le, dem-le, demir-le, diş-le, giz-le, kilit-le, ter-le, hav-la, üf-le vs.

 

Bu ekle yapılan fiillerden bazıları bugün bu şekliyle kullanılmazlar: -n,-ş,-t fiilden fiil yapma ekleriyle genişletilmiş olarak yeni bir ek görüntüsüyle ortaya çıkarlar: can-lan-, dik-len-, yaş-lan-, bol-laş-, dinç-leş-, iyi-leş-, vs.

Bazı dilciler bu özellik sebebiyle eki –lan,-len,-laş,-leş,-lat,-let biçiminde de gösterirler.

 

2.-al-,-el-

İsim kökleri ve gövdelerinden genellikle dönüşlü çatıda fiiller kurar: az-al-, boş-al-, bun-al-, kör-el- vs.

 

3.-l-

İşlevi, -al-/ -el- ekiyle aynıdır: doğru-l-, duru-l-, ince-l-, sivri-l- vs.

 

4.-a-,-e-

İsim soylu sözcüklerden fiil gövdeleri kurar: -ad-a-, benz-e-, boş-a-, yaş-a- vs.

İsimden fiil yapan ve sınırlı kullanım alanı olan diğer ekler şunlardır: -ar-,-er- (ağ-ar-, baş-ar-, mor-ar-,on-ar-) –da-,-de-(çatır-da-, fısıl-da-, horul-da-, ışıl-da-) –k-(aç-ı-k, bir-i-k, göz-ü-k) –kır-, -kir-, -kur-, -kür-( fış-kır-, hıç-kır-,tü-kür-) –msa-,-mse-(az-ı-msa-, ben-i-mse) –r-(deli-r-), -sa-,-se,(umur-sa-,mühim-se-)

 

3.FİİLDEN İSİM YAPAN SÖZCÜKLER

Fiil kök ve gövdelerinden, isimler yapmakta kullanılan eklerdir. Bu eklerin sayıca çok ve elverişli olması Türkçenin fiilden isim yapmaya elverişli olduğunu göstergesidir.

 

1.-gan,-gen,-kan,-ken

Alışkanlık, özellik, aşırılık anlamı katar: atıl-gan, alış-kan, kay-gan, sıkıl-gan, sürün-gen, çalış-kan, somurt-kan, üret-gen vs.

 

2.-gı, -gi,-gu,-gü,-kı,-ki,-ku,-kü

Kullanım alanı çok geniş olan eklerden biridir. Fiilin gösterdiği hareketle ilgili türlü nesneleri, kavramları karşılar. Alet isimleri de yapar. Al-gı, çal-gı, sar-gı, say-gı, bil-gi, der-gi, ez-gi,ser-gi, ver-gi, kur-gu, sor-gu, vur-gu, gör-gü, sür-gü, at-kı, bas-kı, biç-ki, bit-ki, seç-ki, iliş-ki, kes-ki, tut-ku vs.

 

3.-gın,-gin,-gun,-gün,-kın,-kin,-kun-,kün

Aşırılık anlamı taşıyan ve genellikle sıfat gibi kullanılan isimler türetir. Az-gın, dal-gın, bez-gin, bil-gin, boz-gun, ol-gun, yor-gun, üz-gün, yat-kın, bit-kin, seç-kin, tut-kun, küs-kün vs.

 

4.-ı,-i,-u,-ü

Olan, yapan veya yapılanı karşılayan isimler türeten işlek bir ektir. An-ı, başar-ı, bat-ı,çarp-ı, kaz-ı, say-ı,sık-ı, yaz-ı,beğen-i,bildir-i, diz-i,gez-i,pus-u, sun-u vs.

 

5.-ıcı,-ici,-ucu,-ücü

Meslek ya da özellik bildiren isimler yapar: ak-ıcı, bak-ıcı, kurtar-ıcı, yaz-ıcı, çek-ici, tüket-ici, ver-ici, oku-y-ucu, güldür-ücü vs.

 

6.-ış,-iş,-uş,-üş

Sayılı birkaç fiil dışında bütün fiil köklerine ve gövdelerine gelebilen işlek eklerden biridir. Kalıcı isimlerde yapar: al-ış, anla-y-ış, bak-ış, davran-ış, sat-ış, yağ-ış, yaratıl-ış, doğ-uş, duy-uş, sun-uş, gör-üş gibi.

-ış(-iş,-uş,-üş,) –ma,-me ve –mak,-mek ekleri fiilin ismini bildirir. Bu yönüyle mastar veya ism-fiil olarak da adlandırılır. Bu ekleri alan isimler, fiil çekimine girmezler. İsim soylu sözcüklerin tüm özelliklerini gösterirler.

 

7.-k

Fiil kök ve gövdelerinden genellikle sıfat görevinde kullanılan sözcükler türeten işlek eklerden biridir: aç-ı-k,birleş-i-k, boz-u-k, del-i-k,dilek, ez-i-k, kır-ı-k, tara-k, uyuş-u-k,yan-ı-k gibi

 

8.-m

Kalıcı isim yapan işlek eklerden biridir: al-ı-m,bak-ı-m, bas-ı-m, bil-i-m, çek-i-m, çiz-i-m, eğit-i-m, geç-i-m, giy-i-m, iç-i-m, öl-ü-m, sun-u-m,tak-ı-m, uçur-u-m, ver-i-m gibi

 

9.-ma,-me

Bütün fiil kök ve gövdelerine getirilebilirler. Asıl görevi, iş isimleri yapmaktır: oku-ma, sula-ma, soruştur-ma, bekle-me, git-me.

As-ma, ayaklan-ma, tonla-ma, yaz-ma, yokla-ma, beslen-me, sür-me örneklerindeki gibi kalıcı isimler de yapar.

 

10.-mak,-mek

Türkçedeki bütün fiil kökleri ve gövdelerine gelir.Asıl görevi, fiil isimleri yapmaktır: aç-mak, ağla-mak, kaz-mak, ofla-mak, utan-mak, yalvar-mak, gül-mek

Ayrıca çak-mak, kay-mak, tok-mak, ek-mek, ye-mek örneklerşnde oldukları gibi kalıcı isimlerde yapar.

 

11.-tı,-ti,-tu,-tü

Genellikle yansıma tabanlarından ve dönüşlü çatı kuran eklerden sonra gelerek isimler türetir. Cayır-tı, cızır-tı, çatır-tı, gıcır-tı, homur-tu, gümbür-tü, kütür-tü, alın-tı, bunal-tı, çarpın-tı, çıkın-tı, kabar-tı, kaşın-tı, sıkın-tı, uzan-tı, tiksin-ti, görün-tü vs. Fiile gelen örneklerde bu eki –ntı,-nti,-ntu,-ntü olarak da düşünebiliriz.

 

-a,-e: doğ-a, sap-a, oy-a, yar-a, diz-e

—ağan, -eğen: dur-ağan, ol-ağan, yat-ağan

-ak,-ek: barın-ak, bat-ak, bıç-ak, dur-ak, kaç-ak, kay-ak, kon-ak

-alak,-elek: as-alak, yat-alak, çök-elek

-amak,-emek: bas-amak, kaç-amak

-anak,-enek: ol-anak, tut-anak, gel-enek, gör-enek, seç-enek

-ca,-ce: sakın-ca, dinlen-ce, düşün-ce, eğlen-ce

-ç: gülün-ç, iğren-ç,kıskan-ç, korkun-ç, sevin-ç Eskiden sadece –nli çatılara gelen bu ek günümüzde ünlüyle biten fiillere de getirilmektedir: bağla-ç, imle-ç, tümle-ç

-aç,-eç: kaldır-aç, sark-aç, say-aç, büyüt-eç

-dı,-di,-du,-dü,-tı,-ti,-tu,-tü: imambayıl-dı, hünkarbeğen-di, şıpsev-di, gecekon-du, piş-ti

-ga,-ge: dal-ga, yon-ga, bil-ge, böl-ge, diz-ge, öner-ge

-gaç,-geç,-kaç,-keç: solun-gaç, utan-gaç, il-geç, kıs-kaç

-gıç,-giç,-guç, -güç: başlan-gıç, dal-gıç

-maca,-mece:at-maca, bul-maca, koş-maca, bil-mece, çek-mece, kes-mece

-maç,-meç: al-maç, bula-maç, yırt-maç, böl-meç, de-meç

-man,-men: az-man, danış-man, okut-man,öğret- men, yönet-men

-mık,-mik,-muk,-mük: kıy-mık, il-mik, kus-muk

-n:ak-ı-n,bas-ı-n, diz-i-n, say-ı-n, tüt-ü-n,yay-ı-n

-t: an-ı-t,bin-i-t, dik-i-t, geç-i-t,kes-i-t…

 

Buram, tutam, çatal, dolambaç, saklambaç, göçeri, uçarı, ışıl, kaypak, sürünceme, tutsak, yağmur, yayvan sözcüklerinde koyu yazılan ekler ise nerdeyse bu eklerle sınırlıdır.

 

D)FIILDEN FIIL YAPAN EKLER

Fiil kok ve gövdelerinden, yeni fiiller türetmek için kullanılan, sayıca az fakat işlek eklerdir.

 

1. –l-

Dönüşlülük, edilgenlik ve bilinmezlik ifade eden fiiller yapar: boğ-u-l-,büz-ü-l, üz-ü-l, yor-u-l, anı-l-, bas-ı-l, duy-u-l, gönder-i-l-,kaz-ı-l,kıy-ı-l gibi

Sonu ünlüyle ve –l ünsüzüyle biten fiiller bu eki almazlar.

 

2.-ma,-me

Getirildiği bütün fiil ve gövdelerine olumsuzluk anlamı katar: duy-ma, kaç-ma, sor-ma, uyu-ma, yat-ma, bil-me, çek-me, vs.

 

3.-n-

Dönüşlülük ifade eden fiiller yapar: bak-ı-n, çek-i-n, giy-i-n, yet-i-n

Dönüşlülük ifade eden –n- ile edilgenlik, bilinmezlik yapan –n- birbirine karıştırılmamalıdır. Bunlar biçim bakımından aynı fakat işlev bakımından farklıdır:

 

Dönüşlülük: ara-n- ( Çok arandı)

Sil-i-n ( Silinmiş, kurulanmış)

Yıka-n- ( Ayşe yıkandı)

 

Edilgenlik, bilinmezlik: ara-n- ( her yerde arandı)

Sil-i-n ( Tahta silindi)

Yıka-n- ( Araba yıkandı)

 

 

4.-r-

Fiillere, yaptırma oldurma anlamı katan, geçişsiz fiilleri geçişli yapan eklerden biridir. Sonu ünlüyle biten fiillere gelmez. Daha çok sonu ç,ğ,p,ş,t,y ünsüzleriyle biten tek heceli fiillere gelir. Aş-ı-r-, bit-i-r-, piş-i-r- vs.

5.–ş-

Fiil tabanlarından işteş ve dönüşlü çatıda fiiller yapar: at-ış-,bak-ış-, dön-üş-, gör-üş-, kok-u-ş-, sık-ı-ş gibi

 

6.-t-

Ettirgen çatı kuran ok işlek bir ektir:  acı-t-, azı-t, benze-t, boya-t, düzel-t-, kuru-t-, oku-t-, öde-t-, sür-t, uza-t- gibi

 



Son Güncelleme: Pazar, 03 Ekim 2010 20:24
 

Yorum ekle

Yapılan Yorumlar

Facebook Grubumuza Katılın!

Site Bilgileri