|
Sayfa 1 / 2
SES BİLGİSİ
TÜRK ALFABESİ (ABECESİ) :
Türk alfabesinde 8'i ünlü 21'i ünsüz olmak üzere 29 harf vardır.
ÜNLÜLERİN ÖZELLİKLERİ :
Başka bir sesin yardımı gerekmeksizin tek başına söylenebilen harflerdir: a, e, ı, i, o, ö, u, ü.
Ünlü harflerin söyleniş ve yazımdaki özelliklerine göre öbeklenişi:
- 1. Kalın ve ince ünlüler :
Harfler söylenişleri sırasında dilimizi ileri - geri hareket ettirirler. Dilimizi ileri ittiren ünlülere ince ünlü; dilimizi geri çektiren ünlülere de kalın ünlü denir.
Kalın ünlü : a, ı, o, u
İnce ünlü : e, i, ö, ü
Ünlülerin bu özelliğinden büyük ünlü uyumu kuralı oluşmuştur.
- 2. Düz ve yuvarlak ünlüler :
Harfler söylenişleri sırasında dudaklarımızı şekillendirir. Dudaklarımız düzken söylenebilen harflere düz ünlü; yuvarlaklaştırılarak söylenebilen harflere de yuvarlak ünlü denir.
Düz ünlüler : a, e, ı, i
Yuvarlak ünlüler : o, ö, u, ü
- 3. Geniş ve dar ünlüler :
Harfler söylenişleri sırasında çenemizi hareketlendirir. Çenemizin aşağıya hareketi ile ağız boşluğu genişler. Bu biçimdeyken söylenebilen harflere geniş ünlü; çenemizi hareketlendirmeden söylenebilen harflere de dar ünlü denir.
Geniş ünlüler : a, e, o, ö
Dar ünlüler : ı, i, u, ü
Harflerin düzlük, yuvarlaklık ve genişlik - darlık özelliklerinden küçük ünlü uyumu kuralı oluşmuştur.
Düz
|
Yuvarlak
|
|
Geniş
|
Dar
|
Geniş
|
Dar
|
|
Kalın a
|
ı
|
o
|
u
|
|
İnce e
|
İ
|
ö
|
ü
|
ÜNLÜLERLE İLGİLİ KURALLAR :
- Büyük ünlü uyumu kuralı
- Küçük ünlü uyumu kuralı
- Hece düşmesi
- Kaynaştırma
- Ulama
- 1. BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU KURALI :
Çok heceli Türkçe sözcüklerin ünlüleri, kalınlık - incelik yönünden uyum içinde bulunur.
Çok heceli bir sözcüğün ilk hecesindeki ünlü kalın ise ondan sonraki hecelerin ünlüleri de kalın; ilk hecedeki ünlü ince ise ondan sonra gelen hecelerin ünlüleri de ince ünlü olmak zorundadır. Buna büyük ünlü uyumu kuralı denir.
Örnekler :
Bekleyecektir
Anlatmalısın
Üzülmüşlerdi Bu örneklerin tümü BÜUK'ye uygundur.
Kıyılarımız
Uzaklaştırıldı
Örnekleri
Ormanlarımız
BÜYÜK ÜNLÜ UYUMU İLE İLGİLİ ÖZEL DURUMLAR :
- Tek heceli sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranamaz. Tek heceli sözcüklerde bir tek ünlü bulunduğu için ünlü uyumu aranamaz. Örnek :
Gel, yaz, ev, gül, aç, kol, beş..... gibi.
- Yabancı kökenli sözcüklerde büyük ünlü uyumu söz konusu değildir. Büyük uyumu, Türkçe sözcükler için geçerlidir. Yabancı kökenli bir sözcüğün bu kurala uyması söz konusu değil elbet. Ancak dilimizdeki sözcüklerin önemli bir bölümü köken olarak yabancıdır. Bugün bunların büyük bir bölümü Türkçeleşmiştir. Bu nedenle büyük ünlü uyumu kuralını bunlara da uyguluyor, yani bu kurala uyup uymadıklarını araştırıyoruz.
Örnekler :
Dünya, fiyat, faiz, müzakere, mani, sahip, şair, şikâyet, münakaşa, zafer, zalim, cihan, beyaz.... gibi sözcükler yabancı kökenlidir ve büyük ünlü uyumuna aykırıdır.
Elektrik, çiçek, masa, rende, zeytin...gibi sözcükler de yabancı kökenlidir; ancak büyük ünlü uyumuna uyar. Biz bunların bir bölümünün yabancı kökenli olduğunu bilmeyiz bile. Bunlar, rastlantısal olarak B.Ü.U.'ya uyar.
- Bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu söz konusu değildir. Kimi bileşik yapılı sözcükler büyük ünlü uyumu kuralına uyar; kimileri uymaz. Ancak bunların sözcükleri tek tek ele alınmalıdır.
Örnekler :
Eskişehir, kabakulak, kuzukulağı, karatavuk, kaynana, niçin, hissetmek, kaybolmak ... gibi bileşik sözcükler büyük ünlü uyumuna uyar.
Birkaç, hanımeli, Kırklareli, suçiçeği, Çanakkale, demirbaş, imambayıldı, Cumartesi.... gibi bileşik sözcükleri büyük ünlü uyumuna uymaz.
- Türkçe söz diziminde sözcükler, büyük ünlü uyumundan etkilenmez. Yalnızca "de" bağlacı bu kurala aykırı olarak kendinden önceki sözcüğün son hecesindeki ünlüden etkilenerek "de" ya da "da" olur.
Örnekler :
"Olay günü bana seni bu çocuk sordu." Cümlesindeki sözcükler büyük ünlü uyumasından dolayı birbirinden etkilenmemişlerdir.
Seni de sonra ararım.
Bana da sen anlatırsın.
Gel de birlikte gidelim.
Baksa da göremez ki...
Cümlelerindeki "de" bağlaçları, kendinden önceki sözcüklerin ünlülerinden etkilenerek "de" ya da "da" olmuşlardır.
- Kimi Türkçe sözcükler yapısal değişmeye uğradıkları için büyük ünlü uyumu kuralına ters düşmüşlerdir.
Örnekler :
Anne → ana
Şişman → şişmen
Kardeş → kardaş (karındaş sözcüğünden)
Elma → alma
Hangi → kangı sözcüğünün değişiminden oluşmuştur.
- Türkçe'de ekler büyük ünlü uyumundan etkilenir. Sonlarına geldikleri sözcüklerin son hecelerindeki ünlüden etkilenerek ünlüleri değişir.
- yor, ken, - ki, - leyin, -mtrak ekleri kimi zaman büyük ünlü uyumu kuralına denk düşer, ancak bu ekin değişimiyle değil; eklendiği sözcüğün ünlüleriyle ilgili bir durumdur.
Örnekler :
Sabahki, akşamki, yarınki, ondaki,
Sabahleyin, akşamleyin,
Geliyor, bekliyor, gidiyor,
Yeşilimtrak, mavimtrak
Bakarken, yazarken, anlatırken örneklerinde görüldüğü gibi, -yor, -ken, -ki, -leyin ve -mtrak ekleri değişime uğramadıkları için büyük ünlü uyumu kuralına ters düşmüşlerdir.
Öğlenki, benimki, dünkü
Öğlenleyin, ikindileyin
Bakıyor, anlıyor, yazıyor
Sarımtrak, doğrumtrak
Giderken, eğlenirken örneklerinde görüldüğü gibi -yor, -ken, -ki, -leyin, -mtrak ekleri yine değişime uğramamışlar; ancak eklendikleri sözcüklerin ünlülerinden dolayı büyük ünlü uyumuna ters düşmemişlerdir.
deş eki : Bu ek kimi zaman değişime uğrayıp büyük ünlü uyumuna uyar; kimi zaman kurala aykırı sözcükler türetir.
Örnekler :
Meslektaş, dindaş, kardeş, arkadaş, yurttaş, vatandaş, ad(d)aş, işteş, sesteş... gibi.
Uyarı 1.
-yor,-ken, -ki, -leyin, -mtrak eklerinin büyük ünlü uyumuna uymamasının nedeni bu eklerin bir zamanlar sözcük olmalarıdır. Nasıl günümüzde bileşik sözcükler bu kurala aykırı olabiliyorsa; bu ekler de bir zamanlar sözcük olduğundan kurala aykırı olmaları da öyle doğaldır.
- yor eki : "yorumak" fiilinin,
- ken eki : "iken" sözcüğünün,
- leyin eki : "ileyin" sözcüğünün,
- -mtrak : "ımtrak" sözcüğünün,
- ki eki : "ki" sözcüğünün ekleşmiş biçimidir.
Geli yorur.
Bili yorur.
Sabah ileyin.
Öğlen ileyin.
Gelir iken.
Bakar iken. Örneklerinde bu oluşum gözlenmektedir.
Uyarı 2.
Türkçe'de ekler yabancı kökenli sözcüklerin sonlarına gelirken son hecedeki ünlüden etkilenerek büyük ünlü uyumuna uyarlar. Bazı sözcüklerde bu kurala ters durumlar gözlenmektedir.
Dünyanın → dünya - n - ın
Fiyatlar → fiyat - lar
Faizci → faiz - ci
Mizahtan → mizah - tan sözcüklerindeki ekler kurala uyuyor.
Saatler, vaatler, dikkatli, rikkale, emsalsiz, alkollü, alkolsüz sözcüklerinde ise ekler, son hecedeki ünlüye göre büyük ünlü uyumuna uymuyor.
- 2. KÜÇÜK ÜNLÜ UYUMU KURALI :
Bir sözcüğün Türkçe olup olmadığını anlayabilmenin önemli yollarından biri de küçük ünlü uyumu kuralı 'dır.
Küçük ünlü uyumu iki kuraldan oluşur :
- A. Çok Heceli Türkçe sözcüklerde düz ünlülerden (a, e, ı, i) sonra düz ünlüler gelir.
a'dan sonra ; a ya da ı,
e'den sonra; e ya da i,
i'den sonra; ı ya da a,
i'den sonra; i ya da e gelebilir.
Uyarı :
Küçük ünlü uyumunda, büyük ünlü uyumun da aranır; çünkü Türkçe'de iki kural birbiriyle çelişemez.
Örnekler :
Geleceğiz, inceledik, sevindiler...
Karanlık, bıraktık, anlaşıldı... sözcükleri hem büyük hem de küçük ünlü uyumu kuralına uyar.
Sakin, mani, ilave, silah, inanç, ani, kainat, mimar... gibi sözcükler, görünüşte küçük ünlü uyumuna uyar; ancak bu sözcükler büyük ünlü uyumuna uymadıkları için Türkçe değildir; küçük ses uyumu kuralı da aranmaz.
Uyarı 1.
Büyük ünlü uyumuna uydukları halde küçük ünlü uyumuna aykırı sözcükler de vardır.
Örnekler :
Çamur, kabuk, sabun, yağmur, hamur, samur, tavuk, kavuk... gibi sözcükler, küçük ünlü uyumu kuralına uymaz. Çünkü düz sesli olan "a" dan sonra dar yuvarlak sesli "u" gelemez.
Türkçe olan bu sözcüklerin küçük ünlü uyumuna uymamalarının nedeni ünlülerindeki değişmelerdir. "m, b, v" dudak ünsüzlerinden önce "a" ünlüsü varsa, bu ünsüzlerden sonra gelen "ı" ünlüsü, "u" ünlüsüne dönüşür.
Bu sözcükler, kimi bölgelerimizde hâlâ "yağmır, kabık, sabın, çamır..." biçiminde söylenmektedir.
- B. Çok heceli Türkçe sözcüklerde, yuvarlak ünlülerden sonra (o, ö, u, ü) ya dar - yuvarlak ünlüler (u, ü) ya da düz - geniş ünlüler (a, e) gelir.
o'dan sonra; u ya da a
ö'den sonra; ü ya da e
u'dan sonra; u ya da a
ü'den sonra; ü ya da e ünlüleri gelebilir.
Örnekler :
Odun, oda, orta, ordu, özer, öykü, uzak, uzun, üzüm, küme ... gibi sözcükler hem büyük hem de küçük ünlü uyumuna uyar.
Uyarı 1:
-yor eki kimi zaman büyük ünlü uyumuna denk düşse de küçük ünlü uyumuna her zaman ters düşer.
Örnekler :
Bakıyor, anlatıyor, yazıyor ... gibi sözcükler Türkçe'dir. Ancak bunlar -yor ekinden dolayı küçük ünlü uyumuna aykırıdır.
Geliyor, izliyor, seviyor ... gibi sözcükler, Türkçe'dir. Bu sözcükler -yor ekinden dolayı hem büyük hem de küçük ünlü uyumuna aykırıdır.
Uyarı 2 :
"o ve ö" ünlüleri çok heceli Türkçe sözcüklerin yalnızca ilk hecesinde bulunabilir. Bu kurala uymayan tüm sözcükler yabancı kökenlidir.
Örnekler :
Fotoğraf, horoz, monolog, dialog, soprana ... gibi sözcüklerde "o" ünlüsü ilk hecenin dışında da kullanıldıklarından küçük ünlü uyumuna aykırıdır. Bu sözcüklerin tümü yabancı kökenlidir.
Uyarı 3 :
Bir sözcüğün küçük ünlü uyumuna uyup uymadığını anlamada izlenecek yöntem :
Bir sözcüğün büyük ünlü uyumuna uyup uymadığı aranırken hecelerdeki ünlülerin tümü birden dikkate alınır. Tüm ünlüler kalın ya da inceyse sözcük büyük ünlü uyumuna uygun sayılır.
Sevincimizi onlara belli etmedik.
Bu cümlelerin tüm sözcükleri B.Ü.U'ya uyuyor.
Küçük ünlü uyumu aranırken 1. ünlü ile 2. Ünlü; 2. Ünlü ile 3. Ünlü; 3. Ünlü ile 4. Ünlü ... arasında uyum olup olmadığı araştırılır.
Örnekler :
Ortalıkta yaygın bir söylenti vardı.
Bu cümledeki tüm ünlüler, hem büyük hem de küçük ünlü uyumuna uymaktadır.
"Ortalıkta" sözcüğünde "o" dan sonra "a" gelebilir, "a" dan sonra "ı" gelebilir; "ı" dan sonra "a" gelebilir. Bu sözcük küçük ünlü uyumuna uyar.
Ancak "o" dan iki hece sonra gelen "ı" ünlüsü var diye küçük ünlü uyumuna aykırıdır, denemez.
"Yangın ve vardı" sözcükleri; "a" dan sonra "ı" gelebildiği için küçük ünlü uyumuna uyar.
"Söylenti" sözcüğü; "ö" den sonra "e"; "e" den sonra "i" ünlüsü gelebildiği için küçük ünlü uyumuna uyar.
Söylediklerine inanmak isterdim.
"Söylediklerine" sözcüğü hem büyük hem de küçük ünlü uyumuna uyar. Tüm ünlüleri ince ünlü olduğu için büyük ünlü uyumuna; "ö" den sonra "e"; "e" den sonra "i", "i" den sonra "e", "e" den sonra "i" ve "i" den sonra "e" ünlüsü gelebildiği için de küçük ünlü uyumuna uyar.
"inanmak" sözcüğü de Türkçe'dir. Bu sözcüğün kökü "ınanmak"tır. Bu sözcük, ses değişmesiyle büyük ünlü uyumuna aykırı düşmüştür. Büyük ünlü uyumuna ters düştüğü için küçük ünlü uyumuna da aykırıdır.
"İsterdim" sözcüğü hem büyük hem de küçük ünlü uyumuna uyar. Tüm ünlüleri ince ünlü olduğu için büyük ünlü uyumuna; "i" den sonra "e" ve "e" den sonra "i" ünlüleri gelebildiği için küçük ünlü uyumuna uyar.
Küçük ünlü uyumuna uymayan sözcükler:
Horoz, bakıyor, sabun, yağmur, fotoğraf, manidar, sahip, toto, piyango, fiyonk, dünya, çamur, televizyon, radyo, psikoloji, sosyoloji...
Küçük ünlü uyumuna uyan sözcükler:
Gezinti, yorum, söylenti, araştırma, boğulmak, soygun, ödemelerimiz, uzunluk, uzaklığından, çelimsiz, süzülmek, seyirci, ordularımızın, üzüntülerini, iniltilerini, bilimsel, uyuyamamıştık...
Türkçe'de sözcüklerin özelliğinden ya da söyleyiş kolaylığından kaynaklanan hece düşmesi olayına rastlanır. Bu olgu üç nedenden kaynaklanır:
- A. Kimi sözcükler sonlarına ünlü ile başlayan bir ek ya da sözcük (bileşik sözcüklerde) geldiğinde zayıf olan orta hecelerini (ünlülerini) yitirirler.
Bu oluşum yazıya da geçer. Buna uyulmazsa yazım yanlışı yapılmış olur.
Örnekler :
Akıl → aklım
Şehir → şehre
Nehir → nehrin
Beyin → beynimiz
Göğüs → göğsünde
Boyun → boynumuz
Burun → burnu
Devir → devrim
Kıvır → kıvrıntı
Zehir → zehrolmak
Kayıp → kaybolmak
Hapis → hapsetmek
Şükür → şükretmek
Zulüm → zülmetmek
- Bileşik sözcüklerin oluşumu sırasında iki ünlü yan yana gelirse, bu ünlülerden biri ya da bir ünlüyle bir ünsüz düşer. Buna "ünlü aşınması" da denir. Bu özellik yazıya geçebilir.
Örnekler :
Ne için → niçin
Ne asıl → nasıl
Pazar ertesi → Pazartesi
Cuma ertesi → Cumartesi
Kahve altı → kahvaltı
Bu arada → burada
Şu arada → şurada
Uyarı :
Bileşik sözcük kurallarıyla oluşmuş; ancak ölçü zorlamasından ya da söyleyiş kolaylığından kaynaklanan ünlü düşmeleri de gözlenir. Bunlar da yazıya geçebilir.
Örnekler :
"Karac'oğlan der ki n'oldum, n'olayım"
- N'aber ?
- N'olsun.
Uyarı :
Ünsüzle biten sözcüklerin sonlarına eklenen "ile" sözcüğünün "i" ünlüsü düşer; ünlüyle biten sözcüklerde ise "y" ünsüzüne dönüşür.
Örnekler :
Sen ile ben → senle ben
Kitap ile → kitapla
Gül ile bülbül → gülle bülbül
Para ile → parayla
Sıra ile → sırayla
Göz ile → gözle
Uyarı :
Ek fiilin "i" kökü de kimi sözcüklerde düşer; kimilerinde "y" ünsüzüne dönüşür. Bunlar da yazıya geçebilir.
Örnekler :
Akıllı idi → akıllıydı
Doğru idi → doğruydu
Gelmiş idi → gelmişti
Biliyor idi → biliyordu
Kitap idi → kitaptı
- Kimi sözcüklerde söyleyiş kolaylığından kaynaklanan ünlü düşmeleri gözlenir. Buna "aşınma" da denir.
Buraya → burda
Şura → şurda
Orada → orda
Türkçe'de iki ünlü yan yana bulunamaz. Bu kurala uymayan; şiir, saat, şuur, şair, camii... gibi sözcükler Türkçe değildir.
Türkçe'de ünlü ile biten bir sözcüğün sonuna, ünlü ile başlayan bir ek gelirse iki ünlü arasına "n, s, ş, y" ünsüzlerinden biri girer. Bu ünsüzlere kaynaştırma ünsüzü, bu olaya da "kaynaştırma" denir.
Uyarı :
İki ünlü arasına girmeyen "n" ve "y" ünsüzleri kaynaştırma ünsüzü sayılamaz.
Örnekler :
Para - y - ı
Sıra - s - ı
Altı - ş - ar
Kapı - s - ı - n - ı
Yedi - ş - er Koyu yazılan n, y, s, ş ünsüzleri
Ora - y - a kaynaştırma ünsüzüdür.
Doğru - y - u
Su - y - u
Ne - y - i
Ne - y - in
Ne - s - i
Nere - y - e
Uyarı :
Para - y - la
Yolu - y - la
Kitabı - y - dı "i" ünlüleri "y" ünsüzüne dönüşmüş.
Haklı - y - dı Bunlar kaynaştırma ünsüzü değil,
Şu - n - dan dönüşüm ünsüzüdür. "n" ünsüzleri
O - n - dan yardımcı sestir. Bunlar da kaynaş-
Onun yanı - n - dan tırma ünsüzü sayılmamalıdır.
Bir cümlede ünsüzle biten bir sözcükten sonra ünlüyle başlayan bir sözcük gelirse (konuşma dilinde) birinci sözcüğün ünlüsü, ikinci sözcüğün ünlüsüyle bitiştirilerek söylenir. Buna ulama denir. Bunun nedeni ünlünün çekim gücüdür.
- Ulama bir söyleyiş güzelliği ve akıcılığı yaratır. Bu uygulama yazı diline geçmez.
- Ulama aruz ölçüsünde kapalı bir heceyi kısa hece yapmaya yarar.
- Bileşik sözcüklerin oluşumunda ulama varsa sözcük hecelerine ayrılırken bu ilke gözetilir.
Örnekler :
Bir ay önce gelen adamın adı neydi ?
Bu cümle konuşma dilinde:
"Birayönce gelenadamınadı neydi" biçiminde söylenir.
Beklenenolay sonunda patlak verdi.
Evimizinarkasında bodurağaçlar vardı.
Yolumuzunüstüne biraraba çıktı.
Bahçemizde çeşitli ağaçlar ve hanımelleri vardı.
Bu cümledeki "hanımeli" sözcüğü de ulama özelliğine sahip bir bileşik sözcüktür. "Hanım + eli" Bu nedenle hecelerine ayrılırken bu özellik dikkate alınır : ha - nı - me - li.
Aslanağzı → as - la - nağ - zı (Aslan + ağzı)
Kırklareli → Kırk - la - re - li (Kırklar + eli)
ÜNSÜZLERİN ÖZELLİKLERİ :
Türk alfabesinde 21 ünsüz vardır. Bunlar bir ünlünün yardımıyla söylenebilir. Bunları söylerken kendilerinden sonra "e" ünlüsü getirilir.
Ünsüzler : b,c,ç,d,e,f,g,ğ,h,j,k,l,m,n,p,r,s,ş,t,v,y,z.
Söyleniş Biçimleri : be, ce, çe, de, fe, ge, yumuşak ge, he, je, ke, le, me, ne, pe, re, se, şe, te, ve, ye, ze.
Sert Ünsüzler : Söylenişleri sırasında ses tellerini titreştirmeyen ünsüzlerdir : ç, f, h, k, p, t, s, ş.
Yumuşak Ünsüzler : Söylenişleri sırasında ses tellerini titreştiren ünsüzlerdir : b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z.
Sürekli Ünsüzler : Sürekli söylenebilen ünsüzlerdir : b, c, d, f, g, ğ, h, j, l, m, n, r,s, ş, v, y, z.
Süreksiz Ünsüzler : Sürekli söylenemeyen ünsüzlerdir : ç, k, p, t.
Uyarı :
Ünsüzlerin sert ya da yumuşak ünsüz olup olmadığını anlayabilmek için ünsüzlerin başına bir ünlü getirilerek söylenir, işaret parmağıyla başparmağımızı gırtlağımızın üstüne bastırır, ses tellerinin titreşip titreşmediğini saptarız.
|
|
Sert Ünsüzler
|
Yumuşak Ünsüzler
|
Sürekli Ünsüzler
|
f, h, s, ş
|
ğ, j, l, m, n, r, v, y, z
|
|
Süreksiz Ünsüzler
|
ç, k, p, t
|
b, c, d, g
|
ÜNSÜZLERLE İLGİLİ KURALLAR :
- Sert ünsüz yumuşaması,
- Ünsüz benzeşmesi,
- Ünsüz düşmesi,
- n - b çatışması,
- Bir sözcüğün Türkçe olup olmadığını anlama yolları.
- 1. SERT ÜNSÜZ YUMUŞAMASI :
Türkçe'de sözcüklerin sonunda "b, c, d, g" ünsüzleri bulunamaz. Bunların yerine "ç, k, p, t" sert - süreksiz ünsüzleri kullanılır.
Sert - süreksiz ünsüz (ç, k, p, t) ile biten bir sözcükten sonra ünlüyle başlayan bir çekim ya da yapım eki gelirse sözcüklerin bazılarında sonda bulunan ç→ c'ye, k→g, ğ'ye, t→ d'ye, p→ b'ye dönüşür. Buna "sert - ünsüz yumuşaması" ya da yalnızca "ünsüz yumuşaması" denir.
- Tek heceli sözcüklerin çoğu bu kurala uymaz.
- Yabancı dillerden dilimize gelmiş sözcükler de bu kuraldan etkilenir.
- Çok heceli Türkçe sözcüklerin -(i)t ekiyle türemiş olanları bu kurala aykırıdır.
- "t" sesiyle biten yabancı sözcüklerin kimileri bu kurala uymaz.
Örnekler :
* Sert - ünsüz yumuşamasından etkilenen çok heceli sözcükler:
Bilek → bileği Kitap → kitabı
Tarak → tarağa Mezhep → mezhebi
Bacak → bacağı Dolap → dolaba
Yanak → yanağa Kasap → kasabı
Toprak → toprağın Hesap → hesabı
Kurak → kurağı Şurup → şurubu
Ağaç → ağaca İnat → inadı
İnanç → inancımız Kanat → kanadı
Piliç → pilici Geçit → geçidi
Pirinç → pirinci Yoğurt → yoğurdu
Pabuç → pabucun Umut → umudu
Borç → borcu Senet → senedin
* Sert - ünsüz yumuşamasından etkilenmeyen tek heceli sözcükler :
Aç → aça Bit → bitince
Tok → toku Ot → ota
Set → setin Sat → satılık
Türk → Türk'ün Kat → katın
Geç → geçen Set → setin
At → atı Yat → yata
İt → iti Bak → bakın
Küp → küpün Saç → saçın
* Sert - ünsüz yumuşamasından etkilenen tek heceli sözcükler :
Kap → kabı Çok → çoğu
Denk → dengi Kurt → kurda
Renk → rengi Mert → merdin
Git → gidin Gök → göğe
Yok → yoğun Cenk → cengi
* Sert - ünsüz yumuşamasından etkilenmeyen yabancı kökenli sözcükler :
Millet → milleti Hükümet → hükümete
Sanat → sanatı Hakikat → Hakikatı
Devlet → devleti Halk → halkın
Bilet → bilete Hakaret → hakaretin
Kanaat → kanaati Hasret → hasretinden
Saat → saatin Şöhret → şöhrete
Hukuk → hukuka Tebligat → tebligatı
Fazilet → fazileti Ziraat → ziraati
* Sert - ünsüz yumuşamasından etkilenmeyen Türkçe sözcükler :
Yanıt → yanıtı Yarat → yaratan
Anıt → anıtı Arat → aratın
Kanıt → kanıtı Gölet → göletin
Akaryakıt → akaryakıtı Gözet → gözeten
Kuşat → kuşatıcı Dinlet → dinletin
Diret → direten Beklet → bekletince
- 2. SERT ÜNSÜZ BENZEŞMESİ (ÜNSÜZ UYUMU) :
Türkçe'de sert ünsüzlerle (ç, f, h, k, p, t, s, ş) biten sözcüklerden sonra c, d, g ünsüzleriyle başlayan bir ek (-ci, -ce, -cik; -gi, -gin; -di, -de, -den..) gelirse; ekin başındaki c, d, g ünsüzleri, kendilerinden önce gelen sert ünsüzlerden etkilenerek sertleşir ve c→ ç'ye, d → t'ye, g →k'ye dönüşür. Buna "sert ünsüz benzeşmesi" ya da "ünsüz uyumu" denir.
Örnekler :
Türkçe Geçti Askı (as-mak)
Yiğitçe Baktı Aşkın (aş-mak)
Milletçe Anlattı Geçkin
Saatçı Güneşte Bitkin (bit-mek)
İnatçı Ayakta Bitki (bit-mek)
Bekçi (bek) Kulaktan Açkı (aç-mak)
Kitapçı Sanattan Savaşkan
Kitapçık Yurtta Çalışkan
Atçık (at) Buluttan Atkı (at-mak)
Kurtçuk Geçitten Seçkin
Denkçik Aftan Pişkin
Aşçı (aş) Yasta Konuşkan
3. ÜNSÜZ DÜŞMESİ :
Türkçe'de kimi sözcüklerden sonra gelen ekler sözcüğün sonundaki "k" ünsüzünün düşmesine neden olur. buna "ünsüz düşmesi" denir.
Örnekler :
Bebek -çik → bebecik
Küçük - çük → küçücük
Büyük - cek → büyücek
Yaprak -çık → yapracık
İnek -çik → inecik
Ayak çık → ayacık
Minik - çik → minicik
- 4. "n - b" Çatışması (boğumlama Benzeşmesi)
İç seslerinde "nb" ünsüzü bulunan sözcüklerde "b" ünsüzünün etkisiyle "n", "m" 'ye dönüşür.
Sünbül → sümbül
Tenbel → tembel
Perşenbe → Perşembe
Çarşanba → Çarşamba
Not : Özel isimlerde, birleşik isimlerde ve rütbe isimlerinde bu kurala uyulmaz.
İstanbul → İstanbul, Binbaşı →Binbaşı, Safranbolu→Safranbolu
- 5. BİR SÖZCÜĞÜN TÜRKÇE OLUP OLMADIĞINI ANLAMA YOLLARI :
- A. Türkçe sözcüklerde(yansıma sesleri hariç)"f, h, j" ünsüzleri bulunamaz.
Örnekler :
Hava jale fakir
Havuz jandarma faaliyet
Hale jilet fakülte
Hayat jüri fanatik
Günah jimnastik fedai
Sabah jeolog fare
Helva jaluzi filiz
* Yansıma sözcükler bu kuralın dışındadır;
Fısıltı, fışkırmak, fırt, havlamak,
Kağan > hakan, Kangı > hangi, Kanı > hani
- B. Türkçe sözcükler (yansıma sesleri hariç) c, f, h, j, l, m, n, p, r, ş, v, z ünsüzleriyle başlayamaz.
Örnekler :
Cadde lavivert parça vakit
Can laik pamuk vitamin
Cariye limon palete viran
Canavar lezzet pencere vişne
Cirit lüzum pano venüs
Coğrafya maden radyo vize
Final madalya rahat votka
Fotoğraf masa ritim zabıta
Funda miras ruh zamir
Hakem mantık rütbe zekâ
Hallaç narin şahane zavallı
Hatıra nazar şatafat zehir
Jelatin nesnel şehit zorba
Jips nezih şiir züğürt
Jöle nüfus şüphe zümre
* Bu kurala uymayan "ne, şişman, ver, var" sözcükleri Türkçe'dir.
Ver> ber, var >bar, şişman>şişmen sözcüklerin değişimiyle oluşmuştur.
- C. İlk ve son iki harfi ünsüz olan sözcükler Türkçe değildir.
Örnekler :
Fren krisital lüks
Kral kreş prens
Tren program lens
Spor psikoloji feminizm
Flört staj form
Prova stopaj faks
- D. İçinde ikiz ünsüz bulunan sözcükler Türkçe değildir.
Örnekler :
Millet mürekkep izzet
Şiddet hiddet minnet
Cennet himmet şirret
Cinnet iffet zillet
- E. "b, c, d, g" ünsüzleriyle biten sözcükler Türkçe değildir.
Örnekler :
Sosyolog monolog hac
Mirac yad sac
- F. İki ünlüsü yan yana bulunan sözcükler Türkçe değildir.
Örnekler :
Şair vaat şiir
Kainat şuur cemaat
Saat kanaat sait
Ziraat camii fiil
- G. Büyük ünlü uyumuna uymayan sözcükler Türkçe değildir.
(Uyarı : -yor, -ken, -ki, -leyin, -mtrak ekleriyle uyumsuz olan Türkçe sözcüklerde ses değişimine uğrayarak büyük ünlü uyumuna ters düşen; anne, kardeş, elma ... gibi Türkçe sözcükler ve bileşik sözcükler hariç.)
Örnekler :
Dünya saniye zamir
Kitap şahit edat
Mani kâfi faiz
- H. Küçük ünülü uyumuna uymayan sözcükler Türkçe değildir.
(Uyarı : -yor ekiyle çekimlenmiş fiillerle; çamur, yağmur, kabuk gibi "i,u" değişimine uğramış Türkçe sözcükler hariç.)
Örnekler :
Fotoğraf kitap horoz
Monolog mahir sismografya
Lâkin tarih biyolog
|
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.