İlköğretim Dersleri

Ortaöğretim Dersleri

Karma-Karışık

Site İstatistikleri

Toplam Üye:2310
Son Üyemiz:dkxszowsew
Son Ziyaretçi:gökmen
İçerik:6489
İçerik Okunma:6621829
Ses Bilgisi, Büyük Ünlü Uyumu, Küçük Ünlü Uyumu, Ünsüzler (Sessizler), Ünsüz Benzeşmesi, Ünsüz Yumuşaması, Ses Düşmesi, Ses Daralması, Türkçe'nin Sözcük Yapısı, Yapıları Yönünden Sözcükler PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Aralık 2009 23:00
Makale İçeriği
Ses Bilgisi, Büyük Ünlü Uyumu, Küçük Ünlü Uyumu, Ünsüzler (Sessizler), Ünsüz Benzeşmesi, Ünsüz Yumuşaması, Ses Düşmesi, Ses Daralması, Türkçe'nin Sözcük Yapısı, Yapıları Yönünden Sözcükler
Sayfa 2
Tüm Sayfalar

Ses - Biçim - Noktalama - Yazım

Ses Bilgisi :

Dil ve Ses : Dil, seslerden oluşan bir işaretler dizgesi olup duygu, düşünce ve istekleri aktarmaya yarayan araçtır.

Türkçe'nin Sesleri : Kulağın duyabildiği titreşimler ses olarak adlandırılırken seslerin yazıdaki hallerine harf denir. Türkçe'nin yazı dilinde 29 harf vardır. Bu harfler, ses özellikleri yönünden ünlü ve ünsüz harfler olmak üzere iki grupta incelenir.

Ünlüler (sesliler) : Ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkan seslerdir. Ünlüler tek başlarına söylenebilen, tek başlarına hece ya da sözcük olabilen seslerdir.

Türkçe'de bütün ünlüler aynı değerdedir. Uzun ya da kısa ünlü olmaz. Bu nedenle içinde uzun ünlü bulunan sözcükler Türkçe olamaz.

Ünlüler, kalın-ince, düz yuvarlak, geniş-dar olma özelliklerine göre aşağıdaki şemada olduğu biçimde gruplandırılır.

 

Düz

Yuvarlak

Dar

Geniş

Dar

Geniş

Kalın

ı

a

u

o

İnce

i

e

ü

ö

Büyük Ünlü Uyumu : Ünlü harflerin, kalınlık-incelik yönünden uyumudur.

İlk hece

Diğer heceler

a,ı,o,u

a,ı,o,u

e,i,ö,ü

e,i,ö,ü

Örnek :   Uyan

Kalın                ağaç

İnce                  çiçek

Uymayan

Domates           vücut

Sürahi              insan

Büyük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

ü       Büyük ünlü uyumuna uymayan çok az Türkçe sözcük vardır.

Örnek : ana (anne),  alma (elma), kangı (hangi), karındaş (kardeş)

ü       Büyük ünlü uymuna aykırı sözcükler genellikle yabancı kökenlidir.

Örnek : Silah, gazete, mevcut, insan

ü       Sözcüklere eklenen ekler de genellikle bu kurala uyar Ancak Türkçe'deki altı ek büyük ünlü uyumuna uymaz.

Örnek : akıl-lı, çimen-ler, çocuk-da, eviniz-de, yürü-yor, bakar-ken, akşam-ki, sabah-leyin,  yeşil-imtrak, turunç-gil

ü       Bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz. Örnek : Atakule, Kadıköy

Küçük Ünlü Uyumu : Bir sözcükteki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık yönünden uyumudur. Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlülerden (a,e,ı,i) biri bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlülerde düz olur.

İlk hece

Diğer heceler

a,e,ı,i

a,e,ı,i

Örnek : bilge, ıslak, azgın, incirler

Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde yuvarlak ünlülerden (o,ö,u,ü) biri bulunursa ikinci ve diğer hecelerde ya düz-geniş (a,e) ya da dar-yuvarlak (u,ü) ünlüler yer alır.

İlk hece

Diğer heceler

o,ö,u,ü

a,e,u,ü

Örnek : oduncu, gülümsemek, kömürlük, öğrenci

Küçük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

ü       Dilimizde "o,ö" yuvarlak ünlüleri yalnızca ilk hecede kullanılabilir.

Örnek : Uymayanlar : doktor, motor, otobüs

Uyanlar       : üzüm, kömür, soba

ü       Yuvarlak ünlülerden biriyle başlayarak bir hecede "a,e" düz ünlülerine geçen bir sözcük, düz ünlüden sonra düz ünlü gelir kuralına göre "ı,i" düz ünlülerine de geçebilir.

Örnek : böy-le-si-ni, oy-ma-cı-lık

ü       Türkçe sözcüklerin öncelikle büyük ünlü uyumuna uyması gerekir. Büyük ünlü uyumuna uymadığı halde küçük ünlü uyumuna uyan sözcükler Türkçe sözcük olmaz.

Örnek : misafir, tasvir, kalem

ü       Büyük ünlü uyumuna uymayan "-ki" eki, yuvarlaşarak küçük ünlü uyumuna uyar.

Örnek : dünkü, bugünkü

UYARI : İki heceli olup orta hecelerinde "b,m,v" ünsüzleri bulunan kimi Türkçe sözcükler, bu ünsüzlerin yuvarlaklaştırıcı etkisiyle küçük ünlü uyumuna aykırı düşer. Örnek:

Yağmur, çamur, kabuk, tavuk, kavun

Ünsüzler (Sessizler) : Tek başlarına söylenemeyen, ancak bir ünlünün yardımıyla söylenebilen seslere ünsüz denir. Türkçe'de 21 ünsüz vardır.

Ünsüz Harflerin Özellikleri :

ü       Türkçe'de normalden kalın ya da ince okunan bir ünsüz yoktur.

Örnek : rüzgar, kagir, lazım

ü       Yansımaların dışında Türkçe sözcüklerin başında "c,ğ,l,m,n,r,z" ünsüzleri bulunmaz.

ü       Türkçe sözcüklerde "j,f" ünsüzleri hiç kullanılmaz.

Örnek : fare, jambon, jilet

ü       Türkçe sözcükler iki ünsüzle başlamaz.

Örnek : krem, spor, tren, plak, trafik

ü       Bileşik sözcükler ve özel isimler dışında Türkçe sözcüklerde "n-b" sesleri yanyana gelmez.

Örnek : İstanbul, Safranbolu, Sonbahar, Ambar, Kumbara, Perşembe

Ünsüzler çıkarılırken ses tellerinde titreşimli olmalarına karşın, kimi ünsüzlerin çıkışında titreşim olmadığı görülür. Bu açıdan değerlendirildiğinde ünsüzler, sert ve yumuşak ünsüzler olmak üzere iki grupta incelenir.

Ünsüz Benzeşmesi Kuralı : Sert ünsüzlerin (f,s,t,k,ç,ş,h,p)  biriyşe biten sözcüklere c,d,g yumuşak ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde, bu eklerin başındaki

C, Ç 'ye   D,T' ye  G,K' ye dönüşür.

Ünsüz sertleşmesi kuralına aykırı yazımlar yazım yanlışı yaratır.

Örnek :

Giriş-gen                      girişken

Dost-dur                       dosttur

Arap-ca                        Arapça

1)       Ünsüz sertleşmesi, özel adlara ve sayılara getirilen eklere de uygulanır.

Örnek:                Yanlış              Değişim                       Doğru

Sinop'da           "d","t" 'ye                      Sinop'ta

Mehmet-cik       "c","ç" 'ye                     Mehmetçik

1970 'den          "d","t" 'ye                      1970'ten

1923 'de            "d","t" 'ye                      1923 'te

Örnek :

Beklediğimiz otobüs Ulus'dan kalkıp, Kızılay'dan geçecek.

Bu saatte oraya çoktan varmışdır.

2)       Sözcük biçiminde olan de / da bağlacı, ünsüz sertleşmesi kuralından etkilenerek, te / ta biçiminde yazılmaz.

Örnek :               Yanlış                          Doğru

Hiç te                           hiç de

Olup ta                         olup da

3)       Ünsüzlerin benzeşmesi kuralına aykırı olan bazı ekler vardır.

Örnek :               Yanlış                          Doğru

Üç - ken                       üç - gen

Çocuk - çağız               çocuk - cağız

Ünsüz Yumuşaması (Değişimi) Kuralı : Bir sözcük p,ç,t,k sert ünsüzlerinden biriyle biterken, bu sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde, sert ünsüzler yumuşayarak;

p,b 'ye - ç,c 'ye - k,ğ 'ye - t,d 'ye dönüşür.

Örnek :                           Balık     balığın

Kitap    kitaba

Ağaç    ağacı

Kağıt    kağıdı

Ünsüz Yumuşamasıyla İlgili Kurallar :

1)       Kimi Türkçe ve Türkçe'ye girmiş sözcüklerde yumuşama görülmez.

Örnek :     Konut             konutun    (Türkçe)                    hilafet               hilafeti (Yabancı)

Taşıt               taşıta        (Türkçe)                    barikat              barikatın (Yabancı)

2)       Tek heceli sözcüklerde de genellikle yumuşama olmaz.

Örnek :               saç       saçım

Kaç      kaça

3)       Özel adların sonuna gelen p,ç,t,k set ünsüzleri yalnızca okunurken yumuşatılır. Bu yumuşama yazımda gösterilmez.

Örnek :               Okunuş                                   Yazılış

Ayvalığ'a                                   Ayvalık'a

Ahmed'in                                  Ahmet'in

Türkçe'de Meydana  Gelen Ses Olayları:

Ses Düşmesi : Kimi sözcüklerin çekimlenişinde veya türeyişinde, bir sesin düştüğü görülür.

a) Ünlü Düşmesi : İki heceli olan kimi sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerinde bulunan ünlüyü düşürürler. Buna orta hece düşmesi de denir.

 

Omuz um         omzum             oğul  u              oğlu

Kahır  ol            kahrol               seyir et             seyret

Ayır    ıntı          ayrıntı               sıyır  ık             sıyrık

Yalın   ız           yalnız               yanıl ış             yanlış

b) Ünsüz Düşmesi : Bazı sözcükler, çeşitli etkilerle birleşirken sözcüğün sonundaki ünsüz harf düşebilir. Bu olaya ünsüz düşmesi adı verilir.

Yumuşak cık                yumuşacık                    sıcak cık           sıcacık

Yüksek    l                    yüksel                          küçük l             küçül

Rast gelmek                 rasgelmek                    ast teğmen       asteğmen

Bazı bileşik sözcüklerin oluşumunda bir hece veya ses düşmesi meydana gelir.

Ses Türemesi : Sözcükler kimi eklerle birleşirken zaman zaman araya başka yeni sesler girer. Türkçe'de ses türemesi olayına fazla rastlanmaz.

Ses türemesi yaratan başıca durumlar;

a) Ünlüyle biten sözcüklere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu ünlülerin arasına "y,ş,s,n" ünsüzlerinden uygun olan biri gelir. Bu ses türemesine kaynaştırma da denir. Örnek :

Oku-y-an                okuyan

Baba-s-ı                 babası

Yedi-ş-er                yedişer

Elma-n-ın                elmanın

b) Yardımcı eylemle yapılan bileşik eylemlerde ad soylu sözcükte ses türemesi görülür.

Örnek :             his etmek                     hissetmek

Red etmek                    reddetmek

Bu sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüklerde aynı türeme ortaya çıkar.

Örnek :

Af-ı                   affı

Had-i                haddi

c) Kimi sözcükler pekiştirilirken ses türemesi meydana gelir.

Örnek :             Yalnız               yap-a-yalnız

Sağlam             sap-a-sağlam

Dar-a-cık           daracık

Bir-i-cik             biricik

Ses Daralması : "a,e" geniş ünlüsüyle biten sözcüklere "-yor" şimdiki zaman eki getirildiğinde, bu geniş ünlüler daralıp değişerek "ı,i,u,ü" olur.

Örnek :             bekle-yor                      bekliyor

Oyna-yor                      oynuyor

"-ma,-me" olumsuzluk ekleri de "-yor" ekiyle birleştiğinde daralarak "-mı, -mi, -mu, -mü" olur.

Örnek :             gelme-yor                     gelmiyor

Bakma-yor                    bakmıyor

Ulama : Ünsüz harfle biten sözcüğün son ünsüz harfinin kendisinden sonra gelen ve ünlü harfle başlayan sözcüğün ilk hecesiyle birleştirilerek okunmasıdır. Örnek :

Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç

Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç

Biçim Bilgisi :

Türkçe'nin Sözcük Yapısı : Dilimizde sözcükler üç ayrı şekilde yapılır ve üç farklı yapılanma adı alır :

1)       Kök durumunda olabilir (Basit Sözcük)

2)       Köklere ve gövdelere getirilen eklerle türetilebilir. (Türemiş Sözcük)

3)       İki ya da daha çok sözcüğün birleşmesinden meydan gelebilir. (Bileşik Sözcük)

Kök : Bir sözcüğün üzerinde bulunan bütün ekler atıldığında anlamlı olarak kalabilen en küçük parçadır. Örnek :   Bal, kaş, göz, el

Dilimizde sözcük kökleri genel olarak tek hecelidir; ancak iki ya da üç heceli olan sözcük köklerine de rastlanır. Örnek :  Otur, yürü, çiçek, emek, sarı, kelebek

UYARI : Dilimizde, kökle ek arasında anlam ilgisi bulunur. Bu nedenle, sözcüğün kökünü bulmak için ek varsaydığımız kısımları attığımızda, kalan kökle, sözcüğün ilk şekli arasında anlamca bir bağ yoksa, atılan kısımlar ek değildir. Kısacası bu, kök halinde bir sözcüktür.

Örnek :   yık - ık bil - gi bal - ık balık göl - ge gölge

kök  ek                     kök  ek            ek değil             kök                  ek değil              kök

Sözcük Kökleri Üç Grupta İncelenir :

1)       Ad (isim) Kökleri     :           Örnek : el, oda, ot, balık, pat, fıs, cız

2)       Eylem (fiil) Kökleri   :           Örnek : koş-, git-, bak-, sus-, aç-

3)       Ortak (ikili) Kökler   :           Örnek : barış, güven, eski, boya, sıva, damla

Örnek :             Bir damla su bile kalmadı.

Ad

Çeşme sabaha kadar damladı.

eylem

UYARI : Ortak kökler arasında bir anlam yakınlığı olduğuna dikkat edilmelidir. Hem ad hem de eylem kökü olup da anlamca ilgisiz olan sözcük köklerine sesteş (eşsesli) kökler denir.

Örnek :             Bu kız beni kızdırıyor.

Ad (genç kadın)        Eylem (sinirlenmek)

Satırlarıma son verdim. Satırla kolunu kesti.

Ad (düz yazıda dize)                    Ad (kesici bir alet)

Ek : Sözcük kök ve gövdelerine getirildiğinde onların anlamlarını değiştiren, kimi zaman anlamlarıyla birlikte türlerini değiştiren ya da sözcüklerin cümle içindeki görevini belirleyen hece ve seslerdir.

Bir ekin sözcük üzerinde üç farklı işlevi vardır. Bunlar :

1)       Eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmek,

2)       Eklendiği sözcüğün anlamıyla birlikte türünü değiştirmek, (Addan-eylem, eylemden-ad gibi)

3)       Eklendiği sözcüğün cümle içindeki görevini belirlemek. (Nesne, Yüklem, Tümleç gibi).

İşlevlerine göre ekler ikiye ayrılırlar:

Yapım Eki : Eklendiği sözcüğün kök anlamıyla bağlantılı bir biçimde yeni anlamda bir sözcük türetmeye yarayan eklerdir. Yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamıyla birlikte kimi zaman türünü de değiştirir. Örnek:

balık                             örtü

bal ık                            ört ü

balık bal                       ört        örtü

Yapım Eki Çeşitleri :

Addan Ad Yapım Ekleri :

Ekler

Örnekler

Ekler

Örnekler

-k, -ak, -ek

Orta-k,sol-ak

-ız,-iz,-uz,üz

Yalın-ız,üç-üz

-lik,-lık,-luk,-lük

Genç-lik,bir-lik

-em

Ön-em

-li,-lı,-lu,-lü

Ses-li,ev-li

-cak,-cek

Oyun-cak,örüm-cek

-daş,-taş

Arka-daş,ses-teş

-cık,cik,-cuk,-cük

Söz-cük,sığır-cık

-ce,-ca,-çe,-ça

Türk-çe,aile-ce

-ay,-ey

Ad-ay,düz-ey

-cil,-cıl

Ev-cil,ben-cil

-dız,-diz,-duz,-düz

Gün-düz,çuval-dız

-cı,-ci,-cu,-cü

-çı,-çi,-çu,-çü

Yol-cu,iş-çi

-an,-en

Kök-en,düz-en

-gen-,gan

Üç-gen,dört-gen

-men,-man

Türk-men,göç-men

-sız,-siz,-suz,-süz

Ev-siz,dil-siz

-tı,-ti,-tu,-tü

Şıkır-tı,fısıl-tı

 

 

Addan Sıfat Yapım Ekleri :

Ekler

Örnekler

Ekler

Örnekler

-cı,-ci,-cu,-cü

Şaka-cı,ezber-ci

-li,-lı,-lu,-lü

Toz-lu,çocuk-lu

-cıl,-cil,-cul,cül

Ben-cil (insan)

-deki,-daki

Ev-deki,bahçe-deki

-çıl,-çil,-çul,çül

Kır-çıl (kumaş)

-lik,-lık,-luk,-lük

Kaış-lık,turşu-luk

-inci,-ıncı,-üncü,-uncu

Bir-inci(sınıf),iki-nci

-msar,-msar

Kötü-mser,kara-msar

-den,-dan

Can-dan,sıra-dan

-sı,-si,-su,-sü

Çocuk-su,kadın-sı

-de

Göz-de,söz-de

-sız,-siz,-suz,-süz

Sayı-sız,akıl-sız

Addan Zarf Yapım Ekleri :

Ekler

Örnekler

-leyin,-layın

Sabah-leyin,akşam-leyin

-ce,-ca

Gizli-ce,usul-ca

-çe-,ça

Çok-ça,yavaş-ça

-ken

Er-ken

-tan,-ten,-den,-dan

Sabah-tan,erken-den

-ın,-in

Kış-ın,yaz-ın

Addan Eylem Yapım Ekleri :

Ekler

Örnekler

-de,-da,-te,-ta

Gürül-de,ışıl-da

-e,-a

Yaş-a,tür-e

-el,-al

Düz-el,az-al

-r,-ar

Kara-r,yaş-ar

-imsa,-ımsa

Ben-imse,az-ımsa

-le-,-la

-baş-la,el-le

-leş-,-laş

Bir-leş,katı-laş

-se,-sa

Su-sa,anım-sa

-kır,-kir,-kur,-kür

Fış-kır,tü-kür

-r,-ür

Deli-r,üf-ür

Eylemden Ad Yapan Ekler :

Ekler

Örnekler

Ekler

Örnekler

-e,-a

Yar-a,kes-e

-acak,-ecek

Ye-y-ecek,yak-acak

-ak,-k

Dur-ak,tara-k

-anak,-enek

Ol-anak,seç-enek

-ı,-i,-u,-ü

Say-ı,bat-ı

-sı,-si,-su,-sü

Yat-sı,tüt-sü

-ge

Süpür-ge,bil-ge

-r,-ar,-er

Yaz-ar,dön-er

-gı,-gi,-gu,-gü

Duy-gu,bil-gi

-mer,-mur

Yağ-mur,kat-mer

-ıntı,-inti,-untu,-üntü

Alın-tı,görün-tü

-ım,-im,-um,üm

Seç-im,yor-um

-ın,-in

Ek-in,bas-ın

-ınç,-inç,-unç,-ünç

Bil-inç,öv-ünç

-tı,-ti

Toplan-tı,belir-ti

-al

Kur-al,çat-al

-me,-ma

Kıy-ma,dondur-ma

-maca,-mece

Bil-mece,bul-maca

-mek,-mak

Ye-mek,çalış-mak

-gın,-gin,-gun,-gün

Yan-gın

-it

Kes-it,um-ut

-kın,-kin,-kun,-kün

Bit-kin

Eylemden Eylem Yapan Ekler :

Ekler

Örnekler

-t

Uyu-t,yıka-t

-ar,-er,-ır,-ir

Piş-ir,kop-ar

-dır,-dir,-dur,-dür,-tır,-tir,-tur,-tür

Bil-dir,in-dir

-l,-ıl

Sar-ıl,yaz-ıl

-n,-ın

Giy-in,yaz-ıl

Ağla-ş,bekle-ş

-ı,-i,-u,-ü

Kaz-ı,sür-ü

Yapım Ekleriyle İlgili Özellikler :

1)       Yapım eki, bir sözcüğün köküne getirildiğinde o sözcüğü gövdeye dönüştürür.

Örnek : Baş : Ad Kökü

Baş-la : Eylem gövdesi

2)       Bir sözcük birden çok yapım eki alabilir. İlk yapım eki, kökü gövdeye dönüştürürken, diğer yapım eklerinin gövdeye getirildiği kabul edilir.

Örnek : Göz :                Ad Kökü

Göz-lük :          Ad Gövdesi

Göz-lük-çü :      Ad Gövdesi

3)       Bir sözcükte yapım eki çekim ekinden önce gelir.

Örnek : yaş - a - dık - lar - ımız

Yapım eki   Çekim eki

4)       Sesteş ekler birbirine karıştırılmamalıdır.

Örnek : Yaz-ı-s-ı-n-ı çok beğendik.

Çekim Eki : Eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmeyip, yalnızca cümle içindeki görevini belirleyen eklerdir. Çekim ekleri, sözcükleri birbirine çeşitli görev ve anlam ilgisiyle bağlar ve cümleyi oluşturur. Örnek : Kardeş   kitap   kitapçı   al.

Adlara Gelen Çekim Ekleri :

Ekin adı

Örnek Çekimler

Çoğul Ekleri : -ler, -lar

Ev-ler, çocuk-lar,biz-ler

Tamlama Ekleri : -ın,in,-un,-ün,-ı,-i,-u,-ü

Duvar-ın,boya-s-ı, kız-ın, saçlar-ı

Ad Durum Ekleri . -i,-e,-de,den

Kapı-y-ı,ev-e,masa-da,çanta-dan

İyelik Ekleri : -im,-in,-i,-imiz,-iniz,-leri

Kalem-im,akıl-ın,anne-si,okul-umuz

Kişi Ekleri : -im, -sin,-dir,-iz,-siniz,-dirler

Türk-üm,Türk-sün,Türk-tür,Türk-üz

Ek eylemler : -dir,-idi,-imiş,-ise

Güzel-idi,tatlı-imiş,benim-ise

Eylemlere Gelen Çekim Ekleri :

Ekin adı

Örnek Çekimler

Bildirme Kipleri : -yor,-acak,-r(-z),-dı,-mış

Oku-yor,bak-acak,yürü-r,bitme-z,gel-di,anla-mış

Dilek Kipleri : -a,-e,-sa,-se,-malı,-meli,-sin

Bak-a-lım,git-e-y-im,oku-sa,bil-se,yaz-malı

Kişi Ekleri : -im/-m,-i/-sin,-k/iz,-siniz/niz,-ler

Bak-ı-yor-um, bil-di-n,bekle-di-k,gel-i-yor-uz

Olumsuzluk Ekleri : -ma,-me

Düşün-me,bak-ma,konuş-ma

Ek eylemler  : -dir, -idi, -imiş

Bil-i-yor-dur,al-mış-idi-m,söyle-yor-imiş

Gövde : Yapım eki alan sözcüklere gövde denir. Yapım eki bir sözcüğün köküne getirildiğinde o sözcüğü kök olmaktan çıkararak gövdeye dönüştürür.

Örnek :

İnce l incel(mek)

Kök      yapım eki        eylem gövdesi

 

Söz lük sözlük

Kök      yapım eki        ad gövdesi

 

Utan gaç utangaç

Kök      yapım eki        sıfat gövdesi

 

Gece leyin geceleyin

Kök         yapım eki        zarf gövdesi


Yapıları Yönünden Sözcükler :

Basit Sözcükler : Herhangi bir yapım eki almamış ya da bir sözcükle birleşmemiş olan sözcüklere yapıları yönünden basit sözcük denir.

Örnek :             Kuşların kanadına yazdım aşkımı.

Kuş - lar - ın kanat -  ı - n a yaz - - m    .

Çoğul  tamlayan              tamlanan   kaynaştırma   yönelme          görülen     1. tekil

Eki       Eki                       Eki           ünsüzü          durum eki         geçmiş      şahıs

Zaman eki      eki

 

Aşk  - ım - ı       .

1. tekil         belirtme

iyelik eki        eki

Türemiş Sözcükler : Yapım ekleri alarak yeni bir anlam ve biçim kazanmış olan sözcüklere yapıları yönünden türemiş sözcük denir.

Örnek : Ölümün anlamı değişti birden.

Öl  - üm - ün    an -  la m - ı  değ - -  ti bir - den.

Eylemden ad            addan eylem    eylemden ad                eylemden eylem     addan zarf

Yapım eki                 yapım eki         yapım eki                        yapım eki            yapım eki

Bileşik Sözcükler : İki ya da daha çok sözcüğün birleşip kaynaşmasından oluşan sözcükler yapıca bileşiktir.

Kuruluşlarına Göre Bileşik Sözcükler :

a) Belirsiz ad tamlaması biçiminde yapılanlar :

Örnek : Buzdolabı, Çörekotu, Aslanağzı, Dilbilgisi

b) Takısız ad tamlaması biçiminde yapılanlar : Örnek : Atatürk, Konutkent, Kadıköy, Anıtkabir

c) Sıfat tamlaması biçiminde yapılanlar : Örnek : Sivrisinek, Akdeniz, Yalınayak, Kocatepe

d) Cümle biçiminde kalıplaşanlar : Örnek: Gecekondu, Külbastı, Mirasyedi, İmambayıldı

e) Bir ad, bir eylem kökünün birleşip kaynaşmasından yapılanlar :

Örnek : Erol, Şenol, Seyret, Karnıyarık

f) İki eylem kökünün birleşip kaynaşmasından oluşanlar :

Örnek : Çekyat, Uyurgezer, Gelgit, Biçerdöver

g) İki yansıma sözcüğün birleşip kaynaşmasından oluşanlar:

Örnek : Çıtçıt, Gırgır, Cırcır, Pırpır

h) Ses değişimiyle oluşan bileşik sözcükler :

Örnek : Ne + için           Niçin

Pazar + ertesi   Pazartesi

Kahve + altı       Kahvaltı

Kayın + ana      Kaynana

Anlamlarına Göre Bileşik Sözcükler :

a) Bileşik sözcüklerin büyük çoğunluğunda, birleşen her iki sözcük de kendi anlamının dışına kaymıştır. Örnek : Hanımeli, Aslanağzı, Kuşbaşı, Kadınbudu

b) Bileşik sözcüğü meydan getiren sözcüklerden biri kendi anlamında, diğeri kendi anlamının dışında kullanılmış olabilir. Örnek : Ateşböceği, Basımevi, Aşçıbaşı, Başçavuş

c) Bileşik sözcüğü oluşturan her iki sözcük de kendi anlamında kullanılmış olabilir.

Örnek : Bilirkişi, Uyurgezer, Buzdolabı, Toplumbilim

Noktalama İşaretleri :

Nokta ( . ): Nokta işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Anlamca tamamlanmış cümlelerin sonunda : Örnek :

ü       Öteki sanat eserleri gibi, roman da sanatçının duyduğu yaratma gereksiniminin ürünüdür.

ü       Bir uzak sis içinde yürür gibiyim yorgun.

B) Cümle değeri taşıyan anlatımların sonunda : örnek :

ü       - Sen de benimle gelecek misin?

- Mutlaka.

C) Bazı kısaltmalardan sonra : Örnek :

ü       Prof. (profesör), vb. (ve benzerleri)

D) Sıra gösteren sayı ve harflerden sonra : Örnek :

ü       IV. Murat, 20. Yüzyıl

E) Belli bir günü gösteren tarihlerin yazımında : Örnek :

ü       9.12.1986, 26.02.1995

F) Saat dakika gösteren rakamların arasında : Örnek :

ü       Akşam 17.20'de, sabah 9.05'te

G) Bir yazının alt bölümlerini gösteren rakam veya harflerden sonra : Örnek :

ü       1. , 5. , B. , H.

H) Rakamlar arasında çarpı işareti yerine : Örnek :

ü       21.10=210

UYARI : Nokta işaretinin kullanılamayacağı yerler şunlardır :

ü       Her sözcüğün ilk harfinin alındığı, büyük harfle gösterilen kısaltmalarda : Örnek :

TBMM, THY, TCDD, DMO

ü       Gazete, kitap, yazı bölüm başlıkları sonunda :

Kara Kitap (roman)  , Yazko Edebiyat (dergi) ,  Üç Şehitler Destanı (şiir)

ü       Tabela ve levhalardaki yazılardan sonra : Örnek :

Kızılırmak Sineması,  Ziraat Bankası, Yüksel Caddesi

Virgül ( , ): Virgül işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Cümlede sıralanan eş görevli sözcükleri ve sözcük gruplarını ayırmada : Örnek :

ü       Önce ayağa kalktı, yavaş yavaş elini kaldırdı, konuşmaya başladı. (eylemleri)

ü       Evini, arabasını, eşyalarını, herşeyini rehin verdi. (nesneleri)

ü       Çocuğun büyümesi, topluma yararlı bir birey olması, geleceği yaratması epeyce zor bir iş. (eşit söz gruplarını)

B) Anlama güç katmak için tekrarlanan sözcüklerin arasında : Örnek :

ü       Ona bir daha, bir daha sarılıp öptüm.

C) Hitap sözcüklerinden sonra : Örnek:

ü       Sevgili yavrum,

ü       Canım arkadaşım

D) Seslenmelerden sonra : Örnek :

ü       Çocuklar, yerinize oturun.

E) Sıralı cümleleri ayırmada : Örnek :

ü       Babası iyi bir avukattı, ailenin gelecek korkusu yoktu.

F) Cümlede vurgulanmak istenen öğeden sonra : Örnek :

ü       Soğuk, oldukça soğuk bir gecede yola çıktılar.

ü       Evimiz, her sıkıntıda sığındığımız sıcak bir yuvadır.

G) Ara sözlü cümlelerde, ara sözün başında ve sonunda : Örnek :

ü       Geçen hafta, Çarşamba günü, yine toplantıya gelmemiştim.

ü       Annem, yaşamımdaki en yakın arkadaşım, bana yüz çevirmişti.

H) Adla soyadın yer değiştirip, soyadın başa yazıldığı durumlarda : Örnek :

ü       Güntekin, Reşat Nuri.

İ) Cümle başında onay bildiren "evet" ya da red bildiren "hayır" sözcüklerinden sonra : Örnek :

ü       Evet, ben biliyorum.

ü       Hayır, seninle gelemem.

J) Adlaşmış sıfatlar cümlede bir addan önce gelirse adlaşmış sıfatı ayırmada : Örnek :

ü       Yaşlı, kadına birşeyler söylemek istedi.

ü       Tembel, arkadaşlarını küçümsüyordu.

K) İşaret zamirlerinin bir addan önce geldiği cümlelerde, işaret zamirlerinin ardından : Örnek :

ü       Bu, kitabın önsözüne eklenecek.

ü       Şu, duvara asılacak.

L) Yazıda, tırnak içine alınmamış, aktarma cümlelerde, kapama tırnağı yerine : Örnek :

ü       Ben bu işi yapamazsam çok üzülürüm, diyordu.

ü       Yarın akşam bizde toplanalım, dedi.

M) Cümle başında kullanılan bağlaçlardan sonra . Örnek :

ü       Kaldı ki, bu şehir onu mutsuz etti.

ü       Ne var ki, adam böyle işlere alışık değildi.

N) Ondalık sayılarda kesirleri belirtmede : Örnek :

ü       15,300  - 10,50

Noktalı Virgül ( ; ): Noktalı virgül işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Biçimce bağımsız olmalarına karşın (ortak öğeleri olmayan) anlamca birbirine bağlı olan cümleleri ayırmada : Örnek :

ü       Eve bir sessizlik hakimdi; kimse kimsenin yüzüne bakmıyordu.

ü       Elim ayağım dolaştı; ne diyeceğimi şaşırdım.

B) Bir cümlede virgülle ayrılmış örnek kümeler, eşit bölümler arasında : Örnek :

ü       Roman, öykü, anı, yaratıcı yazılara; makale, fıkra, eleştiri düşünce yazılarına örnektir.

ü       Bir yanda yaşlı anası, babası; öbür yanda karısı ve çocukları vardı.

C) Bağımsız cümleleri, neden-sonuç, karşıtlık, tamamlama gibi özelliklerle bağlayan "ama, fakat, çünkü, öyleyse, böylece, öyle ki..." bağlaçlarından önce : Örnek :

ü       Çok aradım; ama senin gibisini bulamadım.

ü       Çocuğu okula göndermedim; çünkü çok hasta.

D) Öğeleri arasına virgül  konmuş sıralı cümlelerin arasında : Örnek :

ü       At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

İki Nokta ( : ): İki nokta işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Bir sözcük ya da cümleden sonra açıklama yapılacağını veya örnekler verileceğini göstermek için : Örnek :

ü       Sıfat : Adın önüne gelip onu niteleyen ya da belirten bir sözcük çeşididir.

ü       Ünsüz harfler iki grupta incelenir : 1. Sert ünsüzler, 2. Yumuşak ünsüzler.

B) Bir kişiden ya da bir yerden alınmış bir sözün yazılacağını belirtirken, tırnak işaretinden önce: Örnek :

ü       Yahya Kemal kültürümüzle ilgili şöyle der : "Her şeyin en iyisini yapmayı bilmişiz de, bunları yaşatamamışız."

C) Yazı içinde bir kişinin konuşacağını belirtmek için kullanılan uzun çizgi ( - ) işaretinden önce:

ü       Yaşlı köylü :

- Yaklaş bakalım evlat!

Osman :

- Buyur dayı.

D) Bölme işlemlerinde bölenle, bölünen arasına konur : Örnek :

ü       100 : 4 = 25,             16 : 2 = 8

UYARI : İki nokta işaretinden sonra gelen bölüm bir cümle niteliği taşıyorsa büyük harfle başlar. Örnek ve söz öbeği biçimindeyse küçük harfle başlaması uygun olur.

ü       Bir annenin en önemli görevi : Çocuklarını bedensel ve ruhsal yönden sağlıklı yetiştirmektir.

ü       Pazarda ne yok ki : üzüm, soğan, patates, marul...

Üç Nokta ( ... ): İki nokta işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Olaylar, nitelikler, adlar ve örnekler sayıldıktan sonra, sözün benzeri örneklerle sürdürülebileceğini göstermek için : Örnek :

ü       Köylüler, pazara, bir çok şey götürüyordu : Tereyağı, yumurta, süt, yoğurt ...

B) Herhangi bir nedenle tamamlanmamış cümlelerden sonra : Örnek :

ü       Ona öyle kızıyorum ki...

ü       Cumartesi günleri Kızılay o kadar kalabalık ki..

C) Bir yazıda söylenmek istenmeyen sözler ya da adlar yerine :

ü       Ulan ... Burası babanın yaylası mı?

ü       Arkadaşı, A...'yı kandırıp sinemaya götürür.

D) Bir yazıdan alınan bölümlerde atlanan yerleri göstermek için . Örnek :

ü       "... Klasik edebiyatın, çağdaş edebiyata bir temel oluşturduğunu asla düşünemezsiniz."

UYARI : Üç nokta ve sıra noktalardan sonra gelen bölüm, bir cümle özelliği gösteriyorsa büyük harfle başlatılır.

Sıra Nokta ( ..... ): Bir alıntının atlanmış bölümlerinin bulunduğunu belirtmek için kullanılır : Örnek :

ü       "..... kahramanları, soylulardan uşaklara dek değişir. Komedinin yalnızca eğlendirici değil, eğitici olması gerektiğini düşünenlerdenim..."

Soru İşareti ( ? ): Soru işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Soru bildiren cümlelerden ve soru anlamı taşıyan sözcüklerden sonra : Örnek :

ü       Bu soruyu hangi yoldan çözeyim?

ü       Nereye ?

B) Verilen bilgilerin kesin olmadığını, kuşku taşıdığını göstermekte kullanılır. Bu amaçla kullanılan soru işareti ayraç içine alınır : Örnek :

ü       Şair ( ? - 1413 ) yılları arasında yaşamış.

ü       Bir gecede beş yüz sor çözdüğünü ( ? ) söylüyor.

C) Cevap gerektirmeyen, sözde soru cümlelerinin sonunda kullanılır : Örnek :

ü       Önüne baksana kör müsün?

ü       Bunca yükü bir başıma nasıl sırtlanırım ben?

UYARI : Soru işareti şu durumlarda kullanılmaz :

ü       İçinde soru edatı da olsa soru anlamı taşımayan cümlelerin sonunda:

Bunu anladı mı anlamadı mı bilmem.

O geldi mi sen gidersin.

ü         Soru sözcüğünün yan cümleye yöneldiği bileşik cümlelerde :

Beni niçin aradığını anlayamadım.

Gelecek günlerin ne getireceğini kimse bilmez.

Kesme İşareti ( ' ): Kesme işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Özel adlara gelen çekim eklerini ayırmada : Örnek :

ü       Atatürk'ün, Kıbrıs'a, Çukurova'da

B) Kısaltmalardan sonra gelen ekleri ayırmada : Örnek :

ü       TRT'ye, TV'de, AET'nin

C) Sayılara gelen ekleri ayırmada : Örnek :

ü       1933'ten sonra, 13'ün karesi

D) Bir harfe ya da bir eke gelen ekleri ayırmada : Örnek :

ü       A'nın kalın, düz, geniş olması

ü       -lık,-lik'in bir yapım eki olduğu

E) Bir sözcük içinde bir ünlünün düştüğünü belirtmek için : Örnek :

ü       N'aber (ne haber)

ü       N'olur (ne olur)

Ünlem İşareti ( ! ): Ünlem işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Ünlemlerden, ünlem anlamı taşıyan cümlelerden ve seslenişlerden sonra : Örnek :

ü       Ay! Babam geliyor.

ü       Bir de baktım ki ne göreyim!

ü       Defol !

ü       Hey komşu !

B) Birini küçümseme, onunla alay etme gibi durumda parantez içinde ünlem işareti ( ! ) kullanılır : Örnek :

ü       İnsan ancak çok çalışarak ( ! ) bu kadar zengin olabilir.

ü       Ne kadar dürüst olduğu ( ! )  aldığı rüşvetlerden belli.

Tırnak İşareti ( " " ): Tırnak işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Başkasından aktarılan söz ya da yazıların başında ve sonunda : Örnek :

ü       Ne demiş atalarımız "İşleyen demir ışıldar."

B) Cümle içinde özellikle belirtilmek istenen bir sözcük, bir terim, tırnak içinde gösterilir : Örnek:

ü       Son günlerde bir "temiz toplum" sözü dolaşıyor, herkesin ağzında.

C) Yazı başlıkları, kitap, şiir, şarkı adlarının başında ve sonunda : Örnek :

ü       F. Nafiz'in "Han Duvarları" çok uzun bir şiirdir.

Uzun Çizgi İşareti ( — ): Yazıda karşılıklı konuşmalarda kullanılır. Bu nedenle konuşma çizgisi adını da alır : Örnek :

ü       — Sen misin Ali Çavuş ?

— Benim komutanım, sessiz olalım.

— Saat kaç oldu dersin?

— Gece yarısını epeyce geçmiştir.

Kısa Çizgi İşareti ( - ): Kısa çizgi işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Satır sonlarına sığmayan sözcükleri hecelerden bölerken: Örnek :

ü       Bu işi senin yapacağına gö-

nülden inanıyorum.

B) İki sözcük ya da iki sayı arasındaki ilgiyi belirtmede : Örnek :

ü       Ural - Altay dilleri

ü       Ankara - İstanbul

C) Sözcükleri kök ve eklerine ayırmada . Örnek :

ü       At - ış - tır - an

ü       Seç - enek - ler - imiz

D) Cümle içindeki ara sözlerin başında ve sonunda : Örnek :

ü       Gelecek - ki gelir sanıyorum - o zaman görüşürüz.

UYARI : D maddesindeki kullanımda virgül işaretiyle kısa çizgi görevdeş olup, ara sözleri ayırmada her ikisi de kullanılabilir.

ü       Gelecek, ki gelir sanıyorum, o zaman görüşürüz.

Ayraç İşareti ( ( ) ): Ayraç  işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

A) Cümle içinde bulunan, ancak cümle içinde görev almayan açıklamalar, ayraç içinde verilir:

ü       Ad soylu sözcükler de (sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç, ünlem) yüklem görevi üstlenir.

B) Cümle içinde bir sözcüğün eş anlamlısı ayraç içinde verilebilir. Örnek :

ü       Sesteş (eş sesli) sözcüklerde birden çok temel anlamlılık vardır.

C) Bir kişiden söz ederken doğum ve ölüm tarihi ayraç içinde verilir : Örnek :

ü       Tevfik Fikret (1867 - 1915) Servet-i Fünun edebiyatının ünlü bir şairidir.

D) Tiyatro yapıtlarında oyuncuların yapacağı hareketler ayraç içinde gösterilir : Örnek :

ü       Zülfikar (ellerini ovuşturarak): - Buyur ağam, beni emretmişsin!

E) Maddelerin sıralanmasında alt bölümleri belirten sayı ve harflerden sonra kapama ayracı olarak kullanılır : Örnek :

ü       1) ....                        2) ...                             3) ....

ü       A) ....                       B) ....                           C) ....

Ayraç İşareti ( [ ] ):Ayraç içine alınmış bir açıklama için gereken yeni bir açıklama, köşeli ayraç içine alınır : Örnek :

ü       Divan şairlerimizin başında (Fuzuli [16. yy] , Baki [16. yy] , Nedim [18. yy] gelir.

Yazım Kuralları :

"ile" Sözcüğünün Ek Olarak Yazımı: "ile" sözcüğü kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılırsa şu kurallara dikkat edilir :

A) Ünsüzle biten bir sözcüğe ile getirildiğinde başındaki " i " sesi düşer ve ünlü uyumuna uyar.

Örnek : Okulla ev arası yarım saat sürüyor. (okul + ile okulla)

Erzurum'a kadar trenle gittim. (tren + ile trenle)

B) Ünlüyle biten bir sözcüğe, ile getirildiğinde, başındaki " i " sesi " y " ye dönüşür, yine ünlü uyumuna uyar. Örnek : Buraya kendi ayağıyla geldi. (ayağı + ile ayağıyla)

Silgiyle kalem istedi benden. ( silgi + ile silgiyle)

"ki" nin Yazımı: "ki" eğer bağlaçsa;

A) Genel olarak iki cümleyi bağlama görevi yapar. Örnek:

Hava o kadar güzeldi ki kendimi hemen sokağa attım.

1. cümle                            2. Cümle

Bir de baktım ki ortalıkta kimse kalmamış.

1. cümle                    2. Cümle

B) Kişi ve işaret zamirlerinden sonra gelen "ki" de bağlaç olup ayrı yazılır. Örnek :

Ben ki,          Bizler ki,           Durum o ki

Kişi zamiri          kişi zamiri                  işaret zamiri

C) Bazı bağlaçlarla  birlikte kullanılmasına karşı, kalıplaşmış "ki" ayrı yazılır. Örnek :

Öyle ki,    yeter ki,  kaldı ki

UYARI : "ki", eğer bağlaçsa daima ayrı bir sözcük olarak yazılır. Ayrıca kendinden önce gelen sözcüğün ünlülerine uyum gösterip "kı" olmaz.

Kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılan "ki" ler ise şunlardır :

A) "de" durum ekinden sonra gelip addan sıfat yapan "ki" : Örnek :

ü       evdeki hesap, kafamdaki plan, yoldaki insanlar

B) İlgi zamiri olan "ki" : Örnek

ü       Seninki, sınıfınki, bizimki

C) Bazı bağlaçlarla kalıplaşan "ki" : Örnek :

ü       Oysaki, mademki, halbuki, sanki

D) Zaman bildiren sözcüklerden sonra gelen "ki" : Örnek :

ü       Dünkü, akşamki, az önceki

"de,da" Bağlacının Yazımı:

A) Genel olarak "dahi, bile" bağlaçlarıyla aynı anlamdadır. Bağlaç olup olmadığını anlamak için cümleden çıkarmayı deneriz. Cümleden çıkarıldığında, cümle yapısı bozulmazsa bağlaç olduğunu anlarız ve ayrı bir sözcük olarak yazarız. Örnek :

ü       Buraya kadar gelip de ona uğramamak olmaz.

ü       Sen de çok oldun artık!

B) Bu bağlaç kendinden önce gelen sözcüğün ünlülerine kalınlık-incelik yönünden uyar. Örnek:

ü       Gençliğimizle birlikte umutlarımız da uçup gitti.

ü       Onu gördüyse de görmezlikten geldi.

C) Kendinden önce gelen sözcük, sert ünsüzle bitse bile, bu bağlaç sertleşerek "te,ta" biçiminde yazılamaz. Yazılırsa yazım yanlışı ortaya çıkar. Örnek :

ü       Bu iş küçük te sen gözünde büyütüyorsun. (Yanlış)

ü       Bu iş küçük de sen gözünde büyütüyorsun. (Doğru)

Bağlaç olan "de, da" ile, ad durum eki olan "-de, -da" karıştırılmamalıdır. "-de, -da" eğer ad ad durum ekiyse kendinden önce gelen sözcüğe bitişik yazılır. Cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamı da yapısı da bozulur. Örnek :

ü       Bir süre sessizce yolda yürüdük.

ü       Çiçeklerin kökünde bir hastalık var.

İki "de, da" üstüste gelirse birincisinin ad durum eki, ikincisinin bağlaç olduğu dikkate alınmalıdır.

Örnek :      Telefon ettim evde de yokmuş.

"mi" Soru Edatının Yazımı:

A) "mi" soru edatı, cümleye soru anlamı katsa da katmasa da kendinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır : Örnek :

ü       O da bizimle gelecek mi?

ü       Gördün mü şimdi yaptığını!

ü       Konuşmaya başladı mı susmaz.

B) "mi" soru edatı, ayrı yazılmasına karşın kendinden önce gelen sözcüğe, kalınlık-incelik ve düzlük-yuvarlaklık yönünden uyum sağlar. Örnek :

ü       Okudun mu?

ü       Güzel mi?

ü       Akıllı mı?

C) "mi" soru edatından sonra gelen zaman ve kişi eklentileri soru edatıyla bitişik yazılır. Örnek :

ü       Onunla sık sık görüşüyor musunuz?

ü       Olanları bilir miydi de?

Tarihlerin Yazımı:

A) Gün ve ay adları, yanlarında rakam olmadan yazıldığında, küçük harfle başlar. Örnek :

ü       Oğlum aralık ayının soğuk bir gününde doğdu.

ü       Önümüzdeki hafta, salı günü onu görmeye gidelim.

B) Belirli bir tarihi gösteren ay ve gün adları her yerde büyük harfle başlar. Örnek :

ü       1986'nın Mart ayında başladı göreve.

ü       Cumhuriyet 29 Ekim 1923 'te ilan edildi.

C) Gün ve ay bildiren tarihler şu şekilde yazılabilir : Örnek :

ü       4 Aralık 1996

ü       2.12.1996

ü       4/12/1996

İkilemelerin Yazımı: İkilemeler daima ayrı yazılır ve ikilemeyi oluşturan sözcüklerin arasına hiçbir noktalama işareti konulmaz. Örnek :

ü       Soruları düşüne düşüne çözmelisin. (Doğru)

ü       Yavaş, yavaş yerinden doğruldu. (Yanlış)

Pekiştirmelerin Yazımı: Sıfatların başına gelerek onların anlamlarını pekiştirmeye yarayan ön ekler, daima sıfata bitişik yazılır. Örnek :

ü       Bembeyaz örtü (Doğru)

ü       Yapa yalnız adam (Yanlış)

Sayıların Yazımı: Sayıların rakamlarla gösterilmesi ya da yazıyla yazılmasına ilişkin başlıca kurallar şunlardır :

A) Herhangi bir anlatım türünde (roman, öykü, deneme, mektup) kesinlik anlamı önem taşımayan sayılar, yazıyla gösterilir. Örnek :

ü       Bu kitabı yazalı beş yıl oldu.

ü       Bahçede dört beş çocuk oynuyordu.

B) Kesinlik anlamı önem kazanan konularda, bilimsel yazılarda sayılar rakamla gösterilir.

ü       Marmaris'te 2000 hektar orman yandı.

ü       Baktım, termometre 30 dereceyi gösteriyordu.

C) Çok sıfırlı sayıların ana sayılardan sonraki basamakları yazı ile gösterilebilir . Örnek :

ü       13 milyar, 20 trilyon

UYARI : Çek ve senetlerde sayı basamakları bitişik yazılır.

Kısaltmaların Yazımı:

A) Tek heceli sözcükler, ilk harfleri alınarak kısaltılır. Kısaltmanın sonuna nokta konur :

ü       Sözcük kısaltılmış şekli

Zarf                                  z.

Test                                  t.

B) Çok heceli sözcükler, genellikle baştan iki ya da üç harf alınarak kısaltılır : örnek :

ü       Sözcük kısaltılmış şekli

Cadde           cad.

Doçent          doç.

Bölük            bl.

C) Özel adlar genellikle her sözcüğün ilk harfi alınarak kısaltılır. Kısaltmada harfler arasına nokta konmaz : Örnek :

ü       Özel Ad Kısaltılmış şekli

Posta Telefon Telgraf             PTT

Devlet Malzeme Ofisi             DMO

D) Özel adların kısaltmalarına getirilen ekler, kesme işaretiyle ayrılır : Örnek :

ü            Doğru Yanlış

TV'de                    TV'da

DMO'ya                 DMO'ne

ODTÜ'ye                ODTÜ'ne

Bileşik Sözcüklerin Yazımı:

A) Kurallı (özel) bileşik eylemler daima bitişik yazılır : Örnek :

ü       Gidedur (mak), bakıver (mek), öleyaz (mak)

B) Yardımcı eylemlerle kurulan bileşik eylemlerde :

ü       Birleştirme sırasında ad soylu sözcükte herhangi bir ses düşmesi veya ses türemesi olmuyorsa ayrı yazılır : Örnek : Terk et(mek), pişman ol(mak)

ü       Birleştirme sırasında ad soylu sözcükte bir ses düşmesi ya da ses türemesi meydana gelirse bitişik yazılır. Örnek : seyir- seyret(mek), kahır- kahrol(mak), his-hisset(mek)

C) İki ya da daha çok sözcükten oluşmuş yerleşim merkezi adları bitişik yazılır : Örnek :

ü       Bahçelievler, Sivrihisar, Çanakkale

D) Bir heceli sözcüklerin başına geldiği bileşik sözcükler bitişik yazılır : Örnek :

ü       İlkbahar, Akdeniz, Önsöz, İlknur

E) Sıfat ya da ad tamlaması biçiminde oluşmuş ve öylece kalıplaşmış olan bileşik sözcükler bitişik yazılır : Örnek :

ü       Sivrisinek, Atakule, Topkapı, Beşevler

Deyimlerin Yazımı: Deyimler kaç sözcükten oluşursa oluşsun, deyimi oluşturan her sözcük ayrı yazılır. Örnek :

ü       Son günlerde bu şarkıyı diline doladı.

ü       Bütün gece gözüme uyku girmedi.

ü       Çok titizdir, her şeyde ince eleyip sık dokur.

ü       Vurdumduymaz, kabadayı, çıtkırıldım.

Ünlüyle Biten Eylemlerin Yazımı: "a"  ya da "e" geniş ünlüsüyle biten eylem kök ya da gövdelerine gene bu geniş ünlülerle başlayan herhangi bir ek getirildiğinde bu geniş ünlülerde herhangi bir ses daralması olmaz. Örnek :

ü                 Yanlış Doğru

Gelmiyen                   gelmeyen

Bilmiyerek                 bilmeyerek

Anlamıyan                 anlamayan

Kesme işaretinin Kullanımı:

A) Özel adlara gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır : Örnek :

ü         Hikmet'ten, Yardım Sevenler Derneği'ne

B) Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmada kullanılır. Örnek :

ü       TRT'ye, TMO'nun, ODTÜ'den

C) Sayılardan sonra gelen ekleri ayırmada kullanılır : Örnek :

ü       1963'ten, 3'ün katları, 5'inci kat

D) Özel adlara gelen ve adlara aile anlamı katan "-ler" çoğul eki, kesme işaretiyle ayrılmaz. Özel adlara gelen "ve benzerleri" anlamı katan "-ler" çoğul eki kesme işaretiyle ayrılır :

ü       Akşam Ayşeler bize gelecek. (aile anlamında)

ü       Bu topraklar daha nice Atatürk'ler yetiştirir. (ve benzeri anlamında)

E) Özel adlara gelen yapım ekleri kesme işareti ile ayrılmaz. Örnek :

ü       Urfalı, Çince, Türklük

F) Özel adlara gelen yapım eklerinden sonra eklenen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılmaz.

ü       Adıyamanlılar, Fransızcadan, Atatürkçülerden

Büyük Harflerin Kullanımı:

A) Her cümlenin ilk harfi büyük yazılır. Örnek :

ü       Ona her konuda yardımcı olduk.

ü       Ülkemizde yedi bölge vardır.

B) Şiirde her dizenin ilk harfi büyük olur : Örnek :

ü       Bu şehirden gidiyorum

Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi

C) Yazı başlıklarının her sözcüğü büyük olur : Örnek :

ü       Sıfatların Genel Özellikleri

ü       Ziraatte Yeni Buluşlar

D) Belli bir tarihi gösteren ay ve gün adları büyük harfle başlar : Örnek :

ü       17 Mayıs, 1997, Salı

E) Bütün özel adlar büyük harfle başlar. Başlıca özel adlar şunlardır:

ü       Kişi ad ve soyadları. Örnek : Kemal Cantürk

ü       Hayvanlara verilen adlar. Örnek : Tekir, Karabaş

ü       Ulus, din, mezhep, tarikat adları. Örnek : Araplar, İslamiyet, Alevilik

ü       Ülke adları. Örnek : İspanya, Fransa

ü       İl,ilçe,kasaba ve köy adları. Örnek : Manisa, Ayvalık, Gölcük

ü       Bulvar, cadde ve sokak adları. Örnek : Atatürk Bulvarı, Çiğdem Mahallesi

ü       Kıta, bölge, okyanus, deniz, göl, ırmak, dağ, ova ve orman adları. Örnek : Avrupa, Van Gölü

ü       Özel bir ada bağlı olarak kullanılan yön adları.  Örnek : Doğu Karadeniz, İç Anadolu

ü       Kurum, kuruluş, dernek, makam ve işyeri adları.  Örnek : Türk Tarih Kurumu, İş Bankası

ü       Yapı, yapıt ve ören adları.  Örnek : Ankara Kalesi, İnce Minare

ü       Kitap, Dergi, Gazete, Yasa adları. Örnek : Nokta, Yeni Yüzyıl, Medeni Kanun

ü       Bütün dil adları.  Örnek : İngilizce, Farsça, Almanca

ü       Bir özel ada bağlı olarak kullanılan ünvan ve takma adlar. Örnek :İnce Memet, Uzun Hasan

ü       Tüm gezegen adları. Örnek : Merkür, Venüs, Mars

ü       Özel adlardan türeyen sözcükler.  Örnek : Türkçülük, Adıyamanlı, Kemalizm

UYARI : Dünya, Güneş ve Ay sözcükleri, gezegen anlamıyla (coğrafi terim) kullanılırsa büyük harfle, mecaz anlamda kullanılırsa küçük harfle başlar.

ü       Dünya Güneş'in uydusudur, Ay da Dünya'nın

ü       Başımda dünya kadar iş var.

ü       Pencereden içeri güneş girdi.

Son Güncelleme: Perşembe, 26 Kasım 2009 21:13
 

Yorum ekle

Yapılan Yorumlar

Facebook Grubumuza Katılın!

Site Bilgileri