İlköğretim Dersleri

Ortaöğretim Dersleri

Karma-Karışık

Site İstatistikleri

Toplam Üye:2705
Son Üyemiz:wifzylowak
Son Ziyaretçi:gökmen
İçerik:6489
İçerik Okunma:6710070
Anlatım Bozukluğu Konu Anlatımı, Anlatım Bozukluğu Soruları, Anlatım Bozukluğu Etkinlikleri PDF Yazdır e-Posta
Administrator tarafından yazıldı.   
Salı, 04 Mayıs 2010 23:00

ANLATIM BOZUKLUKLARI

 

Anlatımın temel birimi “cümle”dir. Sözlü ve yazılı anlatımda cümlenin sağlamlığına, doğruluğuna, güzel ve etkili oluşuna dikkat edilmelidir. Türkçemizde iyi bir cümle; açıklık, duruluk, yalınlık, doğallık ve akıcılık ilkelerine uymalıdır. Eğer cümlede bu ilkelerden biri veya birkaçı bulunmazsa, o cümle anlatım bozukluğuna neden olur.

İyi bir cümleye ulaşabilmek için aşağıda belirtilen nitelikleri tanımalı ve onları bozan etkenleri gidermeliyiz.

AÇIKLIK VE AÇIKLIĞI BOZAN ETKENLER

AÇIKLIĞI ENGELLEYEN ÖZELLİKLER

1. Sözcüklerin ve Öğelerin Yerinde Kullanılmaması

*” Kardeşini yıllardır tanıyor gibiyim.”

Bu cümle açık değildir. Çünkü “kimin kardeşi?” sorusuna “senin kardeşini” ya da “onun kardeşini” yanıtlarının ikisi de verilebilir.

2. Yanlış Yapılan Karşılaştırmalar

*”Şiiri Orhan Veli’den çok severim.”

Bu cümlede şiirin “Orhan Veli’den dinlenilmesinden” mi, “Orhan Veli’nin şiirlerinden birinden” mi yoksa “Orhan Veli’nin kendisinden” mi çok sevildiği anlamlarını çıkarabiliriz. O halde bu cümle anlamca açık bir cümle olamaz.

3. Noktalama İşaretlerinin Yerinde Kullanılmayışı

*” Yaralı doktora yaşlı gözlerle yalvarıyordu.”

Bu cümlenin anlamının açık olabilmesi için “yaralı” sözcüğünden sonra virgül getirilmelidir.

Doğru cümle şöyle olmalıdır:

“Yaralı, doktora yaşlı gözlerle yalvarıyordu.”

 

 

 

 

DURULUK VE DURULUĞU BOZAN ETKENLER

Duruluk, cümlede gereksiz sözcük kullanmamaktır. Cümlede kullanılan her sözcüğün bir görevi ve anlamı vardır.

Eş anlamlı sözcükler, anlamlı bir başka söz grubunda bulunan sözler, anlamı bir ekle verilmiş sözcükler cümlede duruluğu bozan nedenlerdir.

Örneğin;

“Doktoruna göre babamın iki ay süre ile istirahat edip dinlenmesi gerekiyor.”cümlesinde eş anlamlı sözcükler “dinlenmek” ve “istirahat etmek” duruluğu bozar.

Not: Duru bir anlatımda cümleden hiçbir sözcük atılamaz.

Not: Atasözleri, özdeyişler duru cümlelere en güzel örneklerdir.

Araba devrilince yol gösteren çok olur.

Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

Çok koşan çabuk yorulur.

El, elden üstündür.

 

Aşağıdaki cümlelerde duruluk yoktur.

  • Annemle birlikte oturuyoruz.
  • Alçak sesle fısıldaşmaları beni rahatsız etti.
  • Öğretmenimiz gelince hepimiz ayağa kalktık.
  • Bir partide karşılıklı şakalaştık onunla.

 

YALINLIK VE YALINLIĞI BOZAN ETKENLER

Yalınlık, sözü en kısa yoldan söylemektir. Anlatımda süsten, gereksiz ayrıntılardan arınmaktır.

 

 

Anlatımın kısa ve net olmasıdır.

Aşağıdaki cümleyi bu yönüyle inceleyelim: “Ağaçların ince kolları pencerenin pervazına yetişmek arzusuyla olabildiğince uzanmışlardı.”cümlesini;

“Ağaçların ince dalları pencerenin pervazına değiyordu.”biçiminde daha yalın söyleyebiliriz. Cümledeki benzetme, kişileştirme gibi söz sanatları kaldırılmış, cümle süsten kurtulmuştur.

SÖZCÜK DÜZEYİNDE ANLATIM BOZUKLUKLARI

Bu bölümde inceleyeceğimiz anlatım bozuklukları, temeli sözcük olan, şu başlıklar altında ele alınabilir:

  1. Gereksiz sözcük kullanılması
  2. Sözcüğün yanlış anlamda kullanılması
  3. Sözcüğün yanlış yerde kullanılması
  4. Anlamca çelişen sözcükler
  5. Sözcüklerin yanlış eyleme bağlanması
  6. Tamlama yanlışlıkları
  7. Sözcüklerin yanlış yapılandırılması

1. GEREKSİZ SÖZCÜK KULLANMA

Az sözle çok şey anlatmak iyi anlatımın göstergesidir. Gereksiz sözcük cümlelerin duruluğunu bozar.

Not: Bir sözcüğü cümleden attığımızda cümlenin anlamı daralmıyosa, bozulmuyorsa, o sözcük gereksizdir.

Aşağıdaki cümlelerde gereksiz sözcük kullanımı vardır.

  • Bu iş yerinde tecrübeli ve oldukça deneyimli hukukçular bulunur.

 

Karşılıklı dertleşip içimizi döktük.
  • Akşam oldu üstelik yorgunum da gelemem.
  • Aralarındaki mevcut ilişki zamanla koptu.
  • Dükkanları kirli olan birçok işyeri kapatıldı.
  • Haksız yere uğradığı iftiraya kurban gitti.

2. SÖZCÜĞÜN YANLIŞ ANLAMDA KULLANILMASI

Aynı kökten türeyen, anlamları aynı olan ya da anlamları birbirini andıran sözcükleri kullanırken dikkat etmek gerekir.

Bu tür sözcükler arasındaki anlam farklılığına dikkat etmemek anlatım bozukluğu yaratır.

*”Bu bana özel bir başarı değildir.”

Bu cümlede “özel” sözcüğü yanlış kullanılmıştır, “özgü” sözcüğüyle aynı kökten türediği için karıştırılmış, bu nedenle anlatım bozukluğu yaratmıştır.

* Kapsamak-kaplamak

“Havayı kapsayan bu duman hepimizi korkuttu.”

* Kalabalık-çok

“Meydandaki insan sayısının kalabalıklığı görülmeye değerdi.”

* Büyük-iri

“Denizde birçok büyüklü ufaklı tekne vardı.”

* Yakın-yaklaşık

“Oralarda da evler bu kadar yaklaşık mı yapılmış?”

* Fiyat-ücret

“Belediye, çalışanlarının fiyatına zam yaptı.”

* Yetkin-yetkili

“Bu işyerinde yetkin biriyle görüşmeye geldim.”

* Ayrım-ayrıcalık

“Ben hiçbir zaman çocuklarımızın arasında ayrıcalık yapmadım.”

* Nüfus-nüfuz-oran

“Aydın’ın nüfuzu göçlerle çoğaldı.”

3. SÖZCÜĞÜN YANLIŞ YERDE KULLANILMASI

Cümle içinde her sözcüğün uygun bir yeri vardır. Sözcüğün uygun yerden başka yerde kullanılması cümlenin anlamını değiştirebilir hatta anlamı tamamen bozabilir.

Aşağıdaki cümleleri bu açıdan incelediğimizde sözcüklerin uygun yerde kullanılmadıkları görülür:

* Yeni evime gelmiştim ki…

* Henüz tatilde buraya gelip gelmeyeceğini bildirmedi.

* Sınıfa girince gözüme çarpan ilk öğrenci Seda’ydı.

* Sahibinden az kullanılmış araba satılıktır.

* İzinsiz inşaata girilmez.

* Alkollü araç kullanmayınız.

* Yumurtalar çok suda haşlandığı için çatlamıştı.

* Ben yeni durağa gelmiştim ki otobüs hareket etti.

* Her gün bu konuda ne bir şey söyleyen ne de görüş bildiren yok.

4. MANTIK HATASININ BULUNMASI

Kimi cümlelerin kuruluşunda bir sözcüğün doğru ya da yerinde kullanılmamasından kaynaklanan mantık

ynlışları karşımıza çıkar. Bu durum da anlamın ve anlatımın bulanıklığına neden olur.

* Bu yükseklikten atlayan birinin bırakın ölmesi sakat kalma olasılığı da vardır.

* Gittiği yerde çocuğunu hatta cüzdanını unutmuş.

* Kazada 35-40 yaşlarında iki genç hayatını kaybetti.

* Gelecekle ilgili anılarını yazıyor.

5. ANLAMCA ÇELİŞEN SÖZCÜKLER

Bir cümlede anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanılması cümlenin anlamca bozuk olmasına neden olur.

Not: Aynı cümlede olasılık ya da kesinlik ve yaklaşıklık anlamı içeren sözcükler kullanılmamalıdır.

  • Bu iş tam aşağı yukarı bir haftamı aldı.
  • Elbette o da bizimle gelebilir.
  • Bu çocuk dayısının tam kopyası gibi.
  • Bunlar uyulması zorunlu tavsiyelerdir.
  • Mutlaka arkadaşlarım beni arıyor olmalı.

Yukarıdaki cümleler incelendiğinde anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanıldığı görülür.

6. SÖZCÜKLERİN YANLIŞ EYLEME BAĞLANMASI

Bir cümlede aynı eyleme bağlanan birden fazla sözcüğün arasında hem anlamı hem de yapı bakımından uygunluk bulunması gerekir.

Bu nedenle cümlede aynı eyleme bağlanan birden fazla sözün anlamına dikkat etmek gerekir.

  • Amacı beni geri, kendini ön plana çıkarmaktı.
  • Çok az veya hiç çalışmadan başarıyı ummayın.
  • Bu işin bana yarar mı zarar mı sağlayacağını kestiremedim.
  • Görevlilerin kravat ve beyaz önlük giymeleri gerekiyor.

 

Not: Bazı durumlarda ek eylemin 3.tekil geniş zaman ekinin eksikliği bu tür anlatım bozukluğuna neden olabilir.

7. GEREKSİZ YARDIMCI EYLEMLERİN KULLANILMASI

Bir eylem kimi durumlardan “etmek, olmak, bulunmak, yapmak” sözcükleriyle kullanılır, kimi durumlarda da bu sözcüklere gerek duyulmayabilir. Sözcükler “-len, -leş” ekleriyle eylem anlamını aktarabiliyorlarsa yardımcı eylem almalarına gerek kalmaz. Bu durumda kullanılan yardımcı eylemler gereksizdir.

* Bunu umut ediyorum.

umuyorum

 

* Doktor babamı iyi edemedi.

iyileştiremedi

* Sınava girmiş bulundum.

Girdim

Not: yardımcı eylemlerin ortak kullanılması da anlatım bozukluğuna yol açabilir.

* Bu geziye yaşlı ama hasta olmayanlar katıldı. cümlesinde yaşlı” sözcüğünden sonra “olan” yardımcı eylemi getirilmeli ve cümle “ Bu geziye yaşlı olan; ama hasta olmayanlar katıldı.”biçiminde olmalıdır.

Not: Bazı cümlelerde             yardımcı eylem eksikliği de

 

 

anlatım bozukluğuna yol açabilir.

* Sınıftaki başarılı ya da başarıl olmayan öğrencilerin hepsine eşit davranırım. (başarılı olan)

* Buradaki güzel her şey benim eserim. (güzel olan)

8. TAMLAMA YANLIŞLIKLARI

a) İsim Tamlamalarında: Tamlayan ya da tamlananın ortak olmamasından, tamlayan eksikliğinden ya da tamlayan ya da tamlanan ekinin kullanılmamasından anlatım bozukluğu ortaya çıkabilir.

Not: Tamlayan ya da tamlanan ekinin kullanılmaması anlatım bozukluğu yaratabilir.

* İnsan; her yaşta çocuk olmasını bilmelidir, (yanlış) Bu cümlede tamlanan eki gereksizdir.

* İnsan her yaşta çocuk olmayı bilmelidir. (doğru)

* Bir sanatçı kalıcı olmak için özgün olması gerekir, (yanlış)

Bu cümlede tamlayan eki “-in”, “sanatçı” kelimesinden sonra getirilirse cümle anlatım bozukluğu yönünden düzelir.

* Bir sanatçının kalıcı olabilmek için özgün olması gerekir.(doğru)

Not: Kişi zamirleriyle kurulan tamlamalarda tamlayanın, özellikle ikinci kişi ya da üçüncü kişi zamirlerinin, düşmesi anlayım bozukluğuna yol açabilir.

* Kitabını bende unutmuş.

Senin kitabını mı?

Onun kitabı mı?

* Hayallerini süsleyen ne olabilir ki?

Senin hayallerin mi?

Onun hayalleri mi?

b) Sıfat Tamlamalarında: Sıfat tamlamalarında tamlayan ya da tamlananın ortak kullanılması anlatım bozukluğuna yol açabilir.

* Her gün yağan yağmur ve rüzgar Ankaralıları bıktırdı.

Yağan yağmur (doğru) yağan rüzgar (yanlış) esen rüzgar olmalıydı.

* Bahçemizde açan rengarenk çiçek ve böcekleri görmelisiniz.

açan çiçek(doğru)

açan böcek(yanlış)

Not: Türkçede sıfat görevinde kullanılan söz sayısal çokluk bildiriyorsa onun nitelediği ad çoğul eki almaz. Bunun tersi bir kullanım anlatım bozukluğu yaratır.

* Bu kız büyüyünce çok canlar yakacak. (çok can)

* Birçok seneler geçti aradan. (birçok sene)

Not: Sayı sıfatlarından sonra gelen adlar da çoğul eki almazlar. Bu duruma dikkat edilmezse anlatım bozukluğu olur.

* Üç kişilerdi, gelenler. (üç kişiydi)

Not: “Üç silahşörler”, “Beşevler” gibi özel adlar yanlış kalıplaşmıştır.

9. SÖZCÜKLERİN YANLIŞ YAPILANDIRILMASI

Sözcüklerin kimi ağızların etkisiyle dilbilgisi kuralına aykırı yapılandırılmalarından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcükler yanlış yapılandırılmaya örnektir:

* Bütün bunları yaparaktan burayı terk edemezsin.                      yaparak

* Başkalarıyla oynayan, bir şey paylaşabilen bir çocuk hoşgörülük kazanır.

hoşgörü

 

* Küçükken kibriti oynarkene az kalsın evi yakıyormuşum.       oynarken

CÜMLE DÜZEYİNDE ANLATIM BOZUKLUKLARI

Dil, canlı bir varlıktır ve her dilin kendine özgü kuralları vardır. İyi iletişimin sağlanabilmesi için kuralları iyi bilmek gerekir. Cümlelerin bu kurallar dikkate alınarak kurulması gerekir. Bu da cümledeki öğelerin yerinde kullanılmasıyla, öğeler arasındaki bağlantının sağlanmasıyla gerçekleşir.

Cümle düzeyinde en sık rastlanan anlatım bozuklukları şunlardır:

1.YÜKLEM EKSİKLİĞİNDEN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

Yüklemin ortak düşünüldüğü cümlelerde yüklem eksikliği ortaya çıkabilir.

Cümlede eylem, yardımcı eylem kullanılmamasından ya da birbirine bağlı cümlelerin yüklemleri arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanabilir. Bu uyumsuzluk; etken-edilgen, olumluluk-olumsuzluk ya da zaman uyumsuzluğu olarak ortaya çıkabilir.

* Kışı az, yazı hiç sevmem.

Bu cümlede “sevmem” eylemi iki cimle için ortak kullanıldığından anlatım bozulmuştur.

Cümlenin doğru biçimi:

“Kışı severim, yazı hiç sevmem.”olmalıdır. buradaki anlatım bozukluğu olumluluk-olumsuzluk uyuşmazlığından kaynaklanmıştır.

* Son günlerde “askıya almak” deyimi yerine “buzdolabına koymak” kullanılmaya başladı.

Bu cümlede ise etken-edilgenlik uyuşmazlığı görülür. “başladı” yerine “başlandı” kelimesi getirilirse anlatım bozukluğu giderilir.

* Arka bahçeye bir iki fide domates ve maydanoz ektik. “domates fidesi diktik.şeklinde oluşmalıydı.

2.ÖZNE EKSİKLİĞİNDEN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

Özellikle sıralı cümlelerde özne ve yüklem arasında görülen uyumsuzluk, ortak özne kullanımı, ya da öznenin yanlış belirlenmesi gibi durumlar anlatım bozukluğu doğurur.

* Yapıtın son baskısı kısa sürede tükendi, çok sattı nedense.

Bu cümlede birinci cümlenin öznesi “yapıtın son baskısı” sözü “tükendi” yüklemiyle uyumludur; ancak ikinci cümlenin yüklemi olan “sattı” eylemine uymamaktadır. Bunun için ikinci cümlede özne eksikliği vardır.

Cümlenin doğrusu şöyle olmalıydı:

* Yapıtın son baskısı kısa sürede tükendi; bu yapıt çok sattı nedense.

* Cezvenin kulpu kırıldığı için kullanılamadı.

- Kullanılmayan ne? sorusunun yanıtı olan özne cümlede eksiktir.

Doğru kuruluşu:

Cezve, kulpu kırıldığı için kullanılamadı.

3. ÖZNE YÜKLEM UYUŞMAZLIĞINDAN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

Cümlede özneyle yüklem arasında tekillik-çoğulluk, kişi bakımından uyum olması gerekir.

Bu uyumların dikkate alınmaması anlatım bozukluğuna neden olur.

Not: Özne ve yüklem arasında olumluluk-olumsuzluk bakımından uyuma da dikkat edilmelidir. Özellikle özne belgisiz zamir olduğunda bu özellik göze çarpar.

* Herkes beni sever, sayar; hiç kırmaz.

Bu cümlede görülen “sever”, “sayar” yüklemleri olumlu, bunlara bağlı olan “herkes” öznesi de olumlu anlam taşımaktadır; ancak “kırmaz” eylemi olumsuz anlam taşıdığından bu özneyle uyum sağlamamaktadır. Bu nedenle anlatım bozukluğu yaratmaktadır.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için “hiç” sözcüğünden önce “kimse” belgisiz zamiri getirilmelidir.

Aşağıdaki cümleleri özne-yüklem uyuşmazlığı bakımından inceleyelim:

* Yapraklar ağaçların ayakları altında bekleşiyorlardı. (yanlış)

* Yapraklar rüzgârın şiddetiyle döküldüler. (yanlış)

Not: Kişileştirme yapılmışsa özne; bitki, hayvan cansız varlık olup çoğullaştırılmışsa veya cümlede saygı, alay anlamı varsa yüklem çoğul kullanılabilir; aksi taktirde yüklem çoğul olur.

* Sonbaharın gelişiyle yapraklar döküldü. (doğru)

* Ani gök gürlemesiyle kopan gürültüden arabaların alarmları çalıştılar. (yanlış)

* Ani gök gürlemesiyle kopan gürültüden arabaların alarmları çalıştı. (doğru)

* Kuşlar ötüşüyorlar başımızın üstünde. (yanlış)

* Başımızın üstünde kuşlar ötüşüyor. (doğru)

4. TÜMLEÇ EKSİKLİĞİNDEN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

Birden çok yargısı olan cümlelerde nesnenin, dolaylı tümlecin ya da zarf tümlecinin ortak kullanılması anlatım bozukluğu yaratabilir. Cümlede tümleçle yüklem arasında uyum olmalıdır.

Not: Bu tür yanlışlıklar sıralı veya birleşik cümlelerde karşımıza çıkar.

 

a) Dolaylı Tümleç Eksikliği

“Yaşamı boyunca insanları sevdi, güvendi.”

Bu cümlede dolaylı tümleç eksikliği görülür. Çünkü “insanlar” sözcüğü “sevdi” yükleminin nesnesidir. Neyi sevdi? Kimi sevdi? sorularının yanıtıdır. “güvendi” yüklemine ise “kime güvendi?” sorusu yöneltildiğinde bunun yanıtının cümlede olmadığı görülür.

Aşağıdaki cümleleri bu açıdan inceleyelim:

* Okula gelmesiyle gitmesi bir oldu. (okuldan)

* Annemi çok özlediğim için her gün telefon ediyorum. (ona)

* Sanatçıları kollar, adeta baba olurdu. (onlara)

* Garsonu azarlarken, bir taraftan da emirler yağdırıyordu. (ona)

* Sınıftan gelen gürültüye bakılırsa herhalde öğretmen yok. (sınıfta)

b) Zarf Tümleci Eksikliği

* Onu hep sevdim, aldatmadım.

ZT   Y               Y

Bu cümlede biri olumlu, biri olumsuz iki yüklem vardır. “Hep” zarf tümleci olumlu anlam taşıdığından “sevdim” yüklemiyle uyumlu; ancak “aldatmadım” yüklemiyle uyumsuzluk göstermektedir.

Bu durum cümlenin anlatımını bozmaktadır.

Cümlenin doğru kuruluşu şöyledir:

Onu hep sevdim hiç aldatmadım.

* Her bakışımda onu daha iyi anlıyor; ama ona yardımcı olamıyorum. (yanlış)

* Her bakışımda onu daha iyi anlıyor; ama ona hiç yardımcı olamıyorum. (doğru)

Not: Bazı kaynaklar, özellikle ÖSYM’nin kaynakları “edat tümlecini” zarf tümleci olarak kabul eder. Bundan hareketle edat tümleci eksikliğinin de anlatım bozukluğu yaratacağı göz ardı edilmemelidir.

* Her akşam ona gider, uzun uzun dertleşirim. (yanlış)

Bu cümlede “ona” dolaylı tümleci he iki yüklem için ortak kullanılmış; hâlbuki “dertleşirim” yüklemiyle uyum sağlamamaktadır.

Cümlede “dertleşirim” yükleminden önce “onunla” sözü getirilmeliydi.

- “Her akşam ona gider; onunla uzun uzun dertleşirim.”cümlesi doğru bir cümledir.

* Sana bir şey diyemiyorum; çünkü anlaşamıyoruz. ( yanlış)

* Sana bir şey diyemiyorum; çünkü seninle anlaşamıyoruz. (doğru)

C) Nesne Eksikliği

Sıralı, bağlı cümlelerde birden fazla yükleme bağlanmasıyla zaman zaman  ortaya çıkan bir anlatım bozukluğudur. Bunun için bu tür cümlelerde bulunan yüklemlerin nesne alıp almadıkları incelenmelidir.

* Elbiselerine gözü gibi bakar, naftalinler ve poşetlere yerleştirirdi.

Bu cümlede “elbiselerine” sözcüğü “bakar” yükleminin dolaylı tümleci olmakla beraber diğer yüklemler “naftalinler ve poşetlere koyar” için de ortak kullanılmıştır, “bakar” eylemi nesne almaz; ancak “naftalinler, yerleştirir” eylemleri nesne alabilirler. Bu eylemlere yöneltilen “neyi?” sorusunun yanıtını cümlede bulamamak anlatım bozukluğuna neden olmuştur.

Cümlenin doğru biçimi şöyle olmalıydı:

* Elbiselerine gözü gibi bakar, onları naftalinler ve poşetlere yerleştirirdi.

Aşağıdaki cümleleri bu açıdan inceleyelim:

* Sanata ve sanatçıya gereken önemi vermek, anlamaktan geçer. (yanlış)

- Sanata ve sanatçıya gereken önemi vermek, onu anlamaktan geçer. (doğru)

* Halkın karşısına yüzsüzce çıkıp yalanlarla aldatmasına dayanamıyorum. (yanlış)

- Halkın karşısına yüzsüzce çıkıp onları yalanlarla aldatmasına dayanamıyorum.( doğru)

Not: Cümlede sadece nesne eksikliği değil nesne-özne uyuşmazlığı da anlatım bozukluğuna yol açabilir. Hatta nesne fazlalığı da anlatım bozukluğu yaratabilir.

* Kitabı masadan alıp onu bana verdi. (yanlış)

“onu” nesnenin ikinci kez tekrarıdır, gereksizdir.

* Yazarlar yapıtını halkın sorularıyla yoğurmalıdır. (yanlış)

“Yazarlar” çoğullandırılmış öznedir nesnenin de çoğul olması gerekir. “yapıtını” tekil kullanıldığı için anlatım bozukluğu oluşturmuştur.

* Politikacılar görevini yapmazlarsa ortaya istenmeyen durumlar çıkabilir. ( yanlış)

- Politikacılar görevlerini yapmazlarsa ortaya istenmeyen durumlar çıkabilir. (doğru)

5. EK YANLIŞLIKLARINDAN KAYNAKLANAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

Türkçe sondan eklemeli bir dildir. Yeni sözcük türetmeye ya da bir sözcüğün cümle içindeki görevini belirtmeye yarayan ekler alır. Bu eklerin yanlış kullanımı ya da gereksizliği anlatım bozukluğuna yol açar.

Ek eylem kullanılmayışı anlatım bozukluğuna yol açar.

* “Düşüncelerinde ısrarlı ama inatçı değildi.”

Bu cümlede “ısrarlı” sözcüğü ek eylemin olumlu geçmiş zaman üçüncü tekil ekini (“-dır”) almadığından olumsuz biçimi olan değil” ortak kullanılmış anlamını katar. Oysa “ama” bağlacı biri olumlu diğeri olumsuz iki cümleyi bağlama görevini üstlenir.

Doğru biçimi şöyle olmalı;

* Düşüncelerinde ısrarlıydı; ama inatçı değildi.

Çoğul ekinin gereksiz kullanımı anlatım bozukluğu doğurabilir.

* “Kediler miyavladılar.” Cümlesinde özne hayvan adı olduğundan çoğul da olsa yüklem tekil olmalıdır. Yüklemde çoğul ekinin kullanılması özne-yüklem uyuşmazlığına neden olmuştur.

* “Hayattan çok şeyler öğrendim.”cümlesinde ise “çok” çoğul sayı anlamı taşıyan belgisiz sıfattır. Bundan sonra gelen adın çoğul eki alması gerekir.

* Sana saldıran dört hırsızlardı. (yanlış)

- Sana saldıran dört hırsızdı.

* Birkaç kişiler bu evi tutanlar. (yanlış)

- Bu evi tutanlar birkaç kişi. (doğru)

Üçüncü tekil iyelik eki “-i”nin gereksiz kullanımı da anlatım bozukluğu yaratabilir.

* Saz çalmasını biliyorum.

Bu cümlede “çalmasını” sözcüğündeki 3.tekil iyelik eki akla kimin sorusunu getirecektir; hâlbuki yüklem (“bilmiyorum”) birinci tekil kişiyle çekimlenmiştir. Buna göre özne “ben”dir.

* Türkçe konuşmasını ve yazmasını bilmeyen bir ulusuz.

Bu cümlede de “konuşması” ve “yazması” sözcüklerindeki iyelik eki gereksizdir.

Bu cümlelerin doğru şekli şöyle olmalı;

* Saz çalmayı biliyorum.

* Türkçe konuşmayı ve yazmayı bilmeyen bir ulusuz.

 

Not: Aynı tür fiilimsilerle kurulan cümlelerdeki fiilimsilerin türetme ekleri de aynı olmalıdır.

* Ne konuştuğuna ne de susuşuna bir anlam verdim. (yanlış)

* Ne konuşmasına ne de susmasına bir anlam verdim. ( doğru)

6. DEYİMLER VE ATASÖZLERİYLE KURULAN ANLATIM BOZUKLUKLARI

Bilindiği gibi atasözleri de deyimler de kalıplaşmış sözlerdir.

Bunları oluşturan sözcüklerin yerlerine aynı anlamda da olsa başka sözcük getirilemez ya da sözcüklerin yeri değiştirilemez.

Deyimleri ya da atasözlerini oluşturan sözcüklerle oynamak anlatım bozukluğuna neden olur. Bu tür dil yanlışlıkları genelde yöresel ağızlar nedeniyle karşımıza çıkar.

* Akşam oldu mu bizim sokakta in cin top atar.

oynar

* Taşı deliğine koymak.

gediğine

 

* Ödevlerine dikkatlice göz gezdiriyordu. (yanlış)

“göz gezdirmek” deyimi “üstünkörü bakmak” anlamını içerir.

Cümledeki “dikkatlice” sözcüğüyle çelişmektedir. Deyimin yanlış kullanılmasından bu cümlede anlatım bozukluğu ortaya çıkmıştır.

Not: Deyimler bakımından çok zengin olan dilimiz ne yazık ki tam anlamıyla öğrenilmemektedir. Unutmayalım ki anlatımımızı canlı kılan bu deyimlerdir.

Atasözlerinde de tıpkı deyimlerde olduğu gibi bazı söyleyiş yanlışlıklarıyla karşılaşabiliriz.

 

* Yüzünden dökülen bin parça (yanlış)

* Yüzünden düşen bin parça (doğru)

* Kafamın etini yedin ( başımın)

* Açma kutuyu söyletirsin kötüyü (yanlış)

* Açtırma kutuyu söyletme kötüyü ( doğru)

SORULAR

1.“Bu tartışmayı uzatmaya hiç gerek yok; bir yanlış anlaşmazlık olmuş yalnızca.” cümlesindeki anlatım bozukluğu, cümlenin anlamı korunarak aşağıdaki değişikliklerden hangisiyle giderilebilir?

  1. “Yanlış” sözcüğü cümleden atılarak
  2. “Yalnızca” sözcüğü, “yok” sözcüğünün önüne getirilerek
  3. “Anlaşmazlık” yerine “anlaşılma” getirilerek
  4. “Uzatmaya” sözcüğü yerine “büyütülmeye” getirilerek
  5. “Hiç sözcüğü cümleden çıkarılarak

2. “Karşın” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde yanlış kullanılmıştır?

A) Dersi dinlemesine karşın anlamıyormuş.

B) Yaramazlıklarına karşın saygılı bir çocuk.

C) Fiyatları artırmalarına karşın müşterileri azalmamış.

D) Çantayı çok beğenmesine karşın parası olmadığından alamadı.

E) Büyüklerine karşın davranışları ölçülü olmalıdır.

3. Tüm dünya bu büyük şair yüzünden güzelim Türkçemizin zenginliğini, anlatım gücünü tanıdı.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Tamlama yanlışı
  2. Gereksiz sözcük kullanımı
  3. Sözcüğün yanlış anlamda kullanımı
  4. Sözcüğün yanlış yerde kullanımı
  5. Anlamca çelişen sözcüklerin bir arada kullanımı

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, duruluk ilkesine uyulmamasından dolayı bir anlatım bozukluğu oluşmuştur?

A) Komşumuz tatile çıkarken, evine iyi bakması için yan komşudan yardım istedi.

B) Çalışmalarımızda o, sözleri yazardı, ben de besteleri yapardım

C) Sınav tarihi yaklaştıkça hem öğrencilerin hem de velilerin sınav heyecanı gittikçe artıyor.

D) Kişinin geçimini, gelecek yardımlara bağlaması, özgürlüğünü engeller.

E) Kıtlık yıllarını yaşamış bize, hiçbir şey zarar veremez.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir sözcüğün yerinde kullanılmamasından doğan bir anlatım bozukluğu vardır?

A) Sabaha kadar yağmur aralıksız yağdı.

B) Kültürlü olmak için okumak gerekir.

C) Deniz yüzü görmemiş bir çoban çocuğuyum.

D) yüzme en güzel denizlerde öğrenilir.

E) Çocuktan al haberi, demişler.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından doğan bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Evden her çıktığımda bir şeyler unutuyorum.

B) Düşüncemize göre her şey değişim içindeydi.

C) Onun dilinden kurtulmak için çok çalıştı, ama kurtulmayı başaramadı.

D) Size uğradım; ama sizi büroda bulamadım.

E) Dün ona yolda tesadüfen rastlayınca çok sevindim.

7. Aşağıdakilerden hangisinde, altı çizili sözcük cümleden atılırsa cümlenin anlamında daralma olmaz?

A) Zavallı bir palyaçoyum, dedi gecenin içinden gelen o ses.

B) Benim adım “Kara palyaço” o, hiç yüz vermedi bana.

C) Tuttum, karıştım dolunaylı geceye, gece de karaydı benim gibi nasılsa.

D) Genç yüreklere aydınlık olmak istedim dedi yıllar yılı.

E) Oysa bütün yürekler, benim gibi bir palyaçoya çoktan kapanmıştı

8. Bir cümlede özne olarak kullanılan belgisiz zamir çoğul iyelik eki alırsa 3. tekil kişi de olabilir.

Aşağıdakilerden hangisi bunu örnekler?

  1. Onlar bize ne zaman gelecekler?
  2. Herkes bir anda toplanmıştı.
  3. Sizin işiniz, bize göre çok daha zor.
  4. Bazılarımız, böyle sorunları önemsemez.
  5. Kimisi her şeyi kendine dert eder.

9. O gün, açıkça düşüncelerini herkese anlattı.

Bu cümledeki anlatım pürüzünü gidermek için “açıkça” sözcüğü, hangi göreve getirilmelidir?

  1. Zarf tümleci
  2. Bağlaç
  3. Zamir
  4. Sıfat
  5. Edat tümleci

10. Aşağıdakilerin hangisinde, birinci cümlenin nesnesi, ikinci cümlenin yüklemiyle uyumsuzdur?

A) Duygularını açığa vuramayan insanlar, kendilerine aralık kapı bırakmayanlardır.

B) Çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmek için onlara da saygı duymak gerektiğini bilmek gerekir.

C) Tanzimat Edebiyatını kimler oluşturmuş ve yön vermiştir.

D) Teknolojiyi benimsemek, onu kullanmakla ama gereğince kullanmakla mümkündür.

E) İnsanlar gökyüzünü düşledi; sonunda fethetti.

11. Bu günkü derste belgisiz ve soru sıfatları işlendi.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Anlamca çelişen sözcük kullanımı
  2. Gereksiz sözcük kullanımı
  3. Tamlama yanlışlığı
  4. Cümlenin devrik kurulması
  5. Ekeylem eksikliği

12. Herkes alana toplanmış, gözünü kürsüden bir an için ayırmamıştı.

Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Özne - Nesne uyumsuzluğu

B) Nesne - Tümleç uyumsuzluğu

C) Nesne – Yüklem uyumsuzluğu

D) Yüklemin gereklilik kipinde olması

E) Özne – Yüklem uyumsuzluğu

13. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

A) Elimizdeki verileri doğru kullanmalıyız.

B) Yolun sonu keskin virajlarla dolu.

C) Çocukları okuldan alıp buraya getir.

D) Havanın karamasıyla sokaklar boşaldı.

E) Önce insanlara dürüst davranmasını öğreneceksin.

14. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün çıkarılması cümlenin anlamında daralmaya neden olur?

A) Daha yeni geldim, biraz oturmak istiyorum.

B) Kirli, pis görülen dükkânlar kapatıldı.

C) Üç gün süreyle sınav için hazırlandı.

D) Sana bu konuyu bir kez daha anlatacağım.

E) Bir adet defter satın alacağım.

15.”Açıklık, bir cümledeki düşüncenin başka düşüncelere yol açmayacak biçimde anlatılması ilkesidir.”

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bu tanımı örneklemez?

  1. Yaralı kurtarıcısına minnet dolu gözlerle baktı.
  2. Kar, sabaha kadar, durmadan yağdı.
  3. Otobüsten kaçarken, beton direğine bindirdi.
  4. Arka sıralarda oturanlardan biri, konuşmacıya bağırdı.
  5. Babam dün uçakla Ankara’ya geldi.

16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?

A) Birçokları uğraştığı halde, sonucu çıkardı.

B) Çoğu insan onun yazılarını okur, inanır.

C) Bana ilgi gösterdi, meşgul oldu.

D) Buna ancak okurlar kara verir ve seçer.

E) Ona saygı duyuyor; ama korkmuyordu.

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne belirsizliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

A) İnsanın ihtiyacı ne kadarsa o kadar satın almalıdır.

B) Beni otobüste gördü, selamlaşmadı.

C) Derslerini seviyor; ama hiç çalışmıyordu.

D) Kenar mahallelerden birinde, annemle yalnız oturuyorduk.

E) Kalabalıkta, annemi görüyor, bir türlü ulaşamıyordum.

18. Aşağıdakilerden hangisi dil ve anlatım yönünden yanlıştır?

A) Düşüncelerini yazmaya ve yaymaya önem verir.

B) Konuklar da boş durmayıp evi temizlediler ve havalandırdılar.

C) Çevik bir hareketle ona doğru döndü ve yanına çağırdı.

D) Geziye çıkan öğrenci grubu, bugün geziden döndü.

E) Güneş ışığı, bitkileri ve hayvanları önemli ölçüde etkiler.

19.”Fiyat” sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış kullanılmıştır?

A) Şehirlerarası otobüs fiyatları yeniden belirlendi.

B) Ekmek fiyatlarına yüzde on zam yapıldı.

C) Fındık taban fiyatı beklenenden az oldu.

D) Petrol fiyatları dolara göre yeniden ayarlandı.

E) Vitrindeki ayakkabının fiyatı çok yüksekti.

20. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğunun nedeni, özne – yüklem uyumsuzluğudur?

A) Okullar eylülde açılır ve haziranda kapanır.

B) Çocukların bazılarının elleri temiz, bazılarınınki temiz değildi.

C) Çok kitap okudum, bunların sayısının bile hatırlamıyorum.

D) İlaçlama nedeniyle haşerelerin sayısı epeyce azaldı, artık görülmüyorlar.

E) Edebiyatımızda, noktalama işaretlerini ilk kez Şinasi kullanmıştır.

CEVAPLAR

 

  1. C                                  11.  C
  2. E                                   12.  E
  3. C                                   13.  E
  4. C                                   14.  D
  5. D                                   15.  A
  6. E                                    16.  D
  7. B                                    17.  A
  8. D                                    18.  C
  9. A                                    19.  A

10.  C                                     20.  D

Son Güncelleme: Cumartesi, 02 Ekim 2010 18:46
 

Yorum ekle

Yapılan Yorumlar

Facebook Grubumuza Katılın!

Site Bilgileri