|
İntak (konuşturma)
"İntak", insan dışındaki varlıkların konuşturulması sanatıdır. Bir bakıma teşhisin bir derece ilerisidir. Teşhis ve intak çoğu kez birlikte kullanılır. Hayvan masalları, fabllar, teşhis ve intakla oluşturulur.
Bazen ellerinde gümüş bir tasla
Ümitler yaklaşır bize, bin nazla,
"Kapa gözlerini, der, uyu hazla!...
Sızarken camlardan ince bir yağmur.
A. Muhip Dıranas
Bu dörtlükte "ümitler" önce kişileştirilmiş, sonra da üçüncü dizede konuşturulmuştur.
İntak sanatının oluşması için insan dışındaki varlığın söylediği sözün bilinmesi gerekir. Bu nedenle aşağıdaki dizelerde intak yoktur, sadece teşhis vardır:
İnanma ceketim inanma
Kuşların söylediğine
Orhan Veli
Ezelden beridir o ücra yere
Ninniler söyler bir sakin dere
Rıza Tevfik
İntak Örnekleri:
- Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al,
Diye hıçkırır bir kaval
Kemalettin Kamu
Gök mavi mavi gülümsüyordu
Yeşil yeşil dallar arasından
Altın sesi birdenbire sordu:
"Ne haber eski aşk yarasından!"
Cahit Sıtkı Tarancı
Çalar saat, üç bin altı yüz kere saatte
Fısıldıyor: "Hatırla, hatırla!...
Ben, gamlı, donuk kış güneşi
Çıplak dallarda, sessiz dinleniyordum
Köyleri, yolları, dağı taşı
Isıtıyor, avunuyordum
Ceyhun Atıf Kansu
|