İlköğretim Dersleri

Ortaöğretim Dersleri

Karma-Karışık

Site İstatistikleri

Toplam Üye:2248
Son Üyemiz:çalışkan kı...
Son Ziyaretçi:gökmen
İçerik:6489
İçerik Okunma:6476705
Coğrafi Keşifler, Osmanlıda Vakıflar ve Eğitim Sistemi PDF Yazdır e-Posta
Salı, 10 Kasım 2009 20:40

COĞRAFİ KEŞİFLER

15. ve 16.yy'da pusulanın icadı ile birlikte insanların sıcak denizlere açılması, yeni ticareti yollarının, okyanusların ve kıtaların keşfine "Coğrafi Keşifler" denir.

Avrupa'da ticaretin gelişmesi ile değerli madenlere olan ihtiyaç da artmıştır. Böylece değerli madenlere sahip olmak için denizaşırı yolculuklar yapılmış ve sömürgecilik anlayışı ortaya çıkmıştır.

Nedenleri:

  • Pusulanın ve gemicilik bilgilerinin öğrenilmesi.
  • İpek ve Baharat yollarının Osmanlı Devleti'nin elinde olması ve yeni ticaret yolları bulma isteği.
  • İstanbul'un fethi ile Avrupa devletlerinin, Avrupa'da sıkışması ve açık denizlere açılma isteği.
  • Hıristiyanlığı farklı bölgelere yayma isteği.
  • Maceraperest gemicilerin yetişmesi.

 

• Coğrafi keşifleri İspanyollar ve Portekizliler başlatmıştır.

• Bartemi Diaz, Ümit Burnu'nu keşfetmiştir. Wasko dö Gama Ümit Burnu'nu dolaşarak Hindistan'a ulaşmıştır. Dünyanın yuvarlaklığını Macellan ve Del Kano ispat etmiştir. Kristoph Kolomb Amerika Kıtası’nı keşfetmiştir.

 

 

 

 

COĞRAFİ KEŞİFLERİN SONUÇLARI

Siyasi Sonuçlar

1. Yeni ülkelerin keşfedilmesi ile sömürgeci­lik gelişti (Portekiz ve İspanyollarla başlayan sö­mürgeciliğe daha sonra İngiltere, Fransa ve Hol­landa da katıldı).

2. Baharat ve İpek yolları önemini kaybetti.

3. Akdeniz, ticari önemini yitirmiş, Atlas okyanusundaki limanlar önem kazanmıştır.

4. Doğuda yeni keşfedilen yerlerden Avru­pa'ya bol miktarda altın, gümüş gibi değerli eşya­lar geldi.

5. Avrupa zenginleşti. Soyluların nüfuzları azaldı

6-.-Avrupa'da ticaretle uğraşan burjuva sınıfı önem kazanmıştır

7. Türk ve İslam dünyası ekonomik olarak olumsuz etkilendi.

8. Rönesans ve Reform'a zemin hazırlamıştır.

Dinî Sonuçlar

1. Hıristiyanlık yeni keşfedilen yerlere yayıldı.

2.  Dünya'nın düz olduğunu söyleyen din adamlarına duyulan güven sarsıldı.

Bilimsel Sonuçlar

1. Yeni kıtalar, ırklar, hayvanlar, bitkiler ta­nındı.

2. İnsanlarda araştırma ve yeni şeyler öğ­renme merakı uyandı.

 

COĞRAFİ KEŞİFLERİN OSMANLI’YA ETKİSİ

  • Coğrafi keşiflerin etkileri evrensel niteliktedir. Yeni yolların ve limanların keşfedilmesi ile Osmanlıların elinde bulunan İpek ve Baharat yolları önemini kaybetmiştir.
  • Keşiflerle birlikte Avrupa'da altın ve gümüş gibi madenlerin artması, Osmanlı'daki akçenin önemini yitirmesine neden olmuştur. İpek ne Baharat yollarından elde edilen gümrük vergileri düşmüştür. Böylece Türk-İslam dünyası­nın ekonomik gelirleri azalmıştır.

 

KAS GÜCÜNDEN MAKİNE GÜCÜNE GEÇİŞ

SANAYİ İNKILÂBI

  • 18.yy’da ilk olarak İngiltere’de başlamış, daha sonra Avrupa ülkelerine yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir.
  • İnsan ve hayvan gücüne dayalı üretimin yerini sanayi ve makine gücünün almasıdır.
  • Buhar gücüyle makine çarklarının çalıştı­rılması ile birlikte Sanayi İnkılâbı daha da geliş­miştir.
  • Sanayi İnkılâbı ile birlikte atölyelerin yeri­ne fabrikalar kurulmuştur. İnsan gücünün yerini makineler almış böylece kısa sürede üretim ar­tışı olmuştur.

Sonuçları

1. Üretimde aletin yerini makine aldı; seri üretime geçildi.

2. Üretim arttı; uluslararası ticaret hızlandı.

3.  Büyük şirketler kuruldu: sermaye birikimi daha da yoğunlaştı.

4.  Büyük fabrikalar kuruldu; işçi sınıfı ortaya çıktı.

5.  Köyden kente göç başladı;  kentleşme hızlandı; dünyanın ilk gecekonduları meydana geldi.

6.  Ham madde kaynakları ve pazar alanları bulma yarışı sanayileşen ülkeler arasında rekabete yol açtı.

7.  İşsizlik bir yandan artarken öte yandan teknoloji alanlarında yeni yenilikler görüldü, işçi sınıfı kendini korumak için sendikalaşmaya başladı. Böylece çalışma hayatında yeni bir dönem başladı.

8. Uluslararası ekonomik ve kültürel ilişkiler arttı.

9.  Sosyalizm ve Liberalizm gibi düşünce akımları ortaya çıktı

SANAYİ İNKILÂBI’NIN OSMANLI DEVLETİ'NE ETKİLERİ

ü  Sanayi İnkılâbı ile birlikte Avrupa'da ma­kineleşme başladı. Bu konuda öncülük yapan İn­giltere hızlı bir üretime geçti. Ancak seri ve ucuz üretim beraberinde ham madde ve pazar sorunu­nu ortaya çıkardı.

ü  Sanayi İnkılâbı’na katılan Avrupa devlet­leri dünyanın değişik yerlerinde ham madde ve pazar bulmak için sömürgecilik faaliyetlerine gi­riştiler. Yükselme Dönemi'nde dünyanın en bü­yük gücü olan Osmanlı Devleti bu gelişmelere ayak uyduramadığı için güç kaybetmeye başladı, İngiltere, Fransa ve Rusya gibi güçlü devletler es­ki gücünü kaybetmiş olan Osmanlı Devleti'ni açık bir pazar olarak gördükleri için daha önceden ve­rilmiş olan kapitülasyonları da değerlendirerek mallarını satmaya başladılar. Bu durumun sonu­cunda el tezgâhlarıyla üretim yapan Osmanlı esnafı Avrupa'nın bol ve ucuz mallarıyla rekabet edemedi.

ü  Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hâle gelmesiyle birlikte Osmanlı ekonomisi de bağım­sızlığını kaybetti

BUHAR TEKNOLOJİSİNİN ONEMI

  • Buhar makinesi, buharın içinde var olan ısı enerjisini mekanik enerjiye dönüştüren bir dıştan yanmalı motordur.
  • Lokomotif, buharlı gemiler, pompalar, buharlı traktörler, endüstriyel devreler bu grubun içine girer.
  • Fransız Denis Papin 17.yy'da içinde suyun kaynadığı ve biriken buharın suyun kaynama noktasını yükselten ve sıkıca kapanan kapağı olan düdüklü tencereyi icat etmiştir. Bu sayede yemekler kısa sürede yapılabilmektedir.
  • 18.yy'da buharlı motorlar sadece su pompa­ları ve tekstil makinelerinin çalışması için kulla­nılmıştır. John Fitch 1787'de ilk buharlı vapuru yapmıştır.
  • 1804 yılında Richard Trevithick dünyanın ilk buharlı lokomotifini üretmiştir.
  • Buharlı traktörlerin yapılması tarımsal alanda kolaylık sağlamıştır.
  • Sanayi İnkılâbı ile birlikte buhar, kömür ve demirin kullanılması demiryolu çağını açmıştır.
  • 19.yy'da çelik, elektrik, petrol ve kimyasal mad­deler üretim sürecine girmiştir.
  • Sanayi inkılâbı ile birlikte telefon, mikrofon, telsiz, bisiklet, daktilo gibi birçok yenilik günlük yaşamda yerini almıştır.
  • Yapay gübre üretilmiş, topraktan daha fazla ürün elde edilmeye başlamıştır.
  • Tarımdaki üretim, günlük sosyal yaşama olum­lu etki yapmış, kıtlık ve yoksulluk azalmıştır.

UYARI:1869'da Süveyş Kanalı, 1914'te Panama Kanalları'nın açılması ile ticaret yolları kısalmıştır. Böylece ticaret daha da gelişmiştir.

OSMANLI'DA VAKIF SİSTEMİ

ü  Vakıf, kişinin mal varlığının bir bölümün hayır işleri için bağışlamasına denir.

ü  Vakıf arazi gelirleri cami, han, haman medrese gibi sosyal hizmetlere ve hayır kurumlarının masraflarına ayrılan topraklardır.

ü  Vakıf sistemi, Karahanlı, Gazneli ve Selçuklu devletlerinde de görülmüştür. Türk-İslam devletlerinde sosyal devlet anlayışı hakimdi. Osmanlı Devleti döneminde eğitim, sağlık, kültür ve bayındırlık alanlarında vakıflar önemli bir yer tutar.

ü  Vakıflar devlet tarafından desteklenir aynı zamanda devletin gözetiminde bulunurdu.

ü  Vakıflar Osmanlı topraklarında kent ve kasabaların gelişmesinde önemli bir yer tutar.

ü  Ulaşım, ticaret, taşımacılık alanlarında şehirler önemli derecede gelişmiştir.

ü  Halkın her türlü gereksinimini karşılayan vakıflar, eğitim-öğretim kurumları, hastane, kütüphane, imaret gibi yapıların giderlerini karşılamıştır.

ü  16.yy'dan sonra vakıflar, yönetim ve adalet alanlarındaki bozulmaların etkisiyle önemini kaybetmeye başlamıştır. Kanunlara aykırı bir şekilde vakıfların kişilere dağıtılması vakıflan amaçlarından sapmasına neden olmuştur.

ü  1836 yılında II. Mahmut vakıf sistemini kaldırarak Evkaf Nezaretini(bakanlığı) kurmuştur.

HİÇ BİTMEYEN DESTEK-VAKIF

  • Cumhuriyetin anayasa ile belirlenen niteliklerine, anayasanın temel ilkelerine, hukuka ahlaka, milli birliğe dayalı olarak, Türkiye'de çok vakıf kurulmuştur.
  • Sosyal adaleti pekiştirmek, sosyal yardımlaşma ve dayanışmayı sağlamak vakıfların amaçları arasındadır.
  • Türkiye'de kurulan vakıfların belirli organları olmalıdır. Yönetim organı, mütevelli heyeti ve denetim birimi gibi bölümleri olmalıdır. Bunun nedeni, vakfın işleyişini kolaylaştırmak, amacının kapsamına ve faaliyetlerine uygun olarak çalışmaktır.

VAKIFLARIN KURULMA AMAÇLARI

-Toplumda çoğulcu ve özgürlükçü demokrasinin yerleştirilmesi.

-İsanlara, emeğe ve doğaya saygı çerçevesinde insanların düşünce anlayışını geniş alanlara yayma

-Eşrtlik, dayanışma, adalet, dürüstlük gibi de­ğerlerin tüm topluma benimsetilmesi.

-Sosyal devlet anlayışının ve demokrasinin gelişmesi için çalışma yapmadır.

Günümüzde Türkiye'de;

  • Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı
  • Türk Toplum Gönüllüleri Vakfı
  • Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı
  • Teknolojiyi Geliştirme Vakfı
  • Sağlık ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı
  • İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı
  • Çocuk Vakfı
  • Bilim ve Sanat Vakfı gibi kuruluşlar vardır.

OSMANLI'DA EĞİTİM VE ÖĞRETİM

ü  Osmanlı'da eğitim ve öğretim oldukça ge­lmiştir. Görev ve sorumluluklarını bilen, insan­lara karşı saygılı, hoşgörülü, bilgili insanlar ye­şermek amacıyla medreseler kurulmuştur.

ü  Medreselerde dini bilimlerin yanında pozitif bilimler de okutulmaktaydı. Medreselerin ya­nında cami, saray, okullar ve konaklarda da yapılmaktaydı.

ü  Günümüz orta ve yüksek eğitim kurumları düzeyinde olan medreselerin yakınında kütüphane imaret gibi yapılarda yer almıştır.

ü  İlk medrese Orhan Bey döneminde, İznik’te açılmıştır. Daha sonraki dönemlerde çeşitli bölgelerde de medreseler açılmıştır. Fatih döneminde açılan Sahn-ı Seman medresesi ile Kanuni döneminde açılan Süleymaniye Medreseleri ünlüdür.

ü  Osmanlı'da medreseler, vakıflara bağlanm­ıştı. Medreselerde eğitim parasız olup, eğitim görenlerin yiyecek ve giyecekleri vakıflar aracılığıyla karşılanmaktaydı.

ü  Osmanlılar döneminde medreselerde yetişmiş birçok bilim adamı vardı. Matematik, fizik, coğrafya, astronomi gibi alanlarda bilimsel çalışmalar yapmaktaydılar.

ü  Medreseler 17.yy'dan itibaren bozulmaya başlamıştır. Rüşvet ve istismarın artması, müderrisliklere hak etmeyen bilgisiz insanların gelmesi eğitim düzeyinin düşmesine neden olmuştur.

ENDERUN

  • Devlet memuru yetiştirmek amacıyla sa­rayda açılan okula "Enderun" denir.
  • Enderun Okulu II. Murat zamanında kurul­muştur. İlk olarak Edirne sarayında açılan En­derun, yükselme döneminde Topkapı Sarayın­da eğitime devam etmiştir.
  • Gayrimüslim çocuklar küçük yaşlarda alı­narak, Türk gelenek ve göreneklerini, İslam di­nini öğrenmek amacıyla Türk ailelerinin yanına verilmiştir. Daha sonra bu çocuklar Acemi Oca­ğına alınırlardı. Acemi Ocağındaki eğitimden sonra zeki, becerikli olanlar Enderun’a alınırdı.
  • Enderun'da iyi bir eğitim alanlar, önce sa­ray hizmetlerinde çalışırdı. Daha sonra önemli devlet adamları olurlardı. Osmanlı'da birçok sadrazam, vezir, komutan Enderun'da yetiş­miştir.
  • Enderun 1909 yılında kapatılmıştır.

 

Arife AYDIN

Sosyal Bilgiler Öğretmeni

 

Yorum ekle

Yapılan Yorumlar

Facebook Grubumuza Katılın!

Site Bilgileri