İlköğretim Dersleri

Ortaöğretim Dersleri

Karma-Karışık

Site İstatistikleri

Toplam Üye:2256
Son Üyemiz:kncjbskddx
Son Ziyaretçi:gökmen
İçerik:6489
İçerik Okunma:6490300
7.Sınıf Sosyal Bilgiler 2. Ünite Ülkemizde Nüfus Konu Anlatımı PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 06 Nisan 2011 17:03

ÜLKEMİZDE NÜFUS

1-NERELERDE YAŞIYORUZ

NÜFUS: Belli bir alanda yaşayan toplam insan sayısına nüfus denir.

NÜFUS ARTIŞI: Sınırları belli bir alanda, belirli bir süre içerisinde insan sayısında meydana gelen artıştır.

DOĞAL NÜFUS ARTIŞI: Doğum oranının ölümden fazla olması nedeniyle nüfus artar. Buna doğal nüfus artışı denir.

Nüfus artışını Doğuran en önemli etkenler :

Doğumlar

Göçler

NÜFUS ARTIŞININ NEDENLERİ:

1) Ekonomik nedenler

2) Siyasi nedenler

3) Doğal afetler

4) Dini ve sosyal nedenler

5) Sağlık nedenleri

6) Nüfus(Aile) Planlaması

 

NÜFUS ARTIŞININ SONUÇLARI:

1) İşsizlik sorunu artar: Genç nüfusun artması ile İşsizlik oranı artar.

2) Tüketim miktarı artar: Çalışmayan nüfus tüketicidir.

3) Kalkınma hızı düşer: Ülkede her alanda gelişme yavaşlar.

4) Kişi başına düşen milli gelir azalır: genç nüfusun fazlalığı bu geliri azaltır.

5) İhracat azalır: Ülkenin fazla nüfusunun ihtiyaçları artacağından dışa satış(İhracat) azalır.

6) İç ve dış göçler artar: Ülke içinde yâda ülkeler arasında nüfus hareketlenmelerine neden olur.

7) Konut sıkıntısı yaşanır: Gecekondulaşma artar. Düzensiz Şehirleşme ve alt yapı sorunları başlar.

8) Eğitim, sağlık, trafik sorunları artar:

 

NOT: Nüfus artışının olumsuz sonuçları olduğu gibi olumlu sonuçları da vardır.Bu olumlu sonuçlar:

Üretim artar

İhracatta rekabet kolaylaşır.

Vergi gelirleri artar

Mal ve hizmetlere talepler artar

Yeni sanayi dalları ortaya çıkar.

NÜFUS KAYBI VE NEDENLERİ:

Bir ülkede nüfusun çeşitli nedenlerle azalmasına Nüfus kaybı(azalması) denir.

NEDENLERİ:

Dış Göçler

Savaşlar

Doğal afetler

Salgın Hastalıklar

Trafik kazaları

 

TÜRKİYE’DE NÜFUS DAĞILIŞI:

Türkiye’de nüfus dağılışının en belirgin özelliği, nüfusun DAĞINIK ve DÜZENSİZ olmasıdır. Türkiye’de nüfus, Bölge ve bölümler arasında farklılık gösterir.

 

NÜFUS DAĞILIŞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER:

1-İKLİM: Ülkemizde nüfus, ılıman iklimin görüldüğü kıyı bölgelerimizde yoğunlaşır. Kışların sert, uzun ve yağışın az olduğu karasal iklim şartlarının olduğu yerlerde ise nüfus tenhadır.

Türkiye’de denizin ılımanlaştırıcı etkisinden dolayı nüfusun büyük kısmı Marmara, Ege, Karadeniz, Akdeniz kıyılarında toplanmıştır.

 

2-YER ŞEKİLLERİ: Dağlık ve engebeli alanlarda nüfus yoğunluğu seyrek, ovalarda ve toprak türünün tarıma uygun olduğu alanlarda nüfus yoğundur.

Yer Şekillerine göre tenha yerler:

1.      Yıldız Dağları Bölümü                         6-Doğu Anadolu’nun yüksek kesimleri

2.      Biga Yarımadası                                   7-Taşeli Platosu

3.      İç Batı Anadolu                                    8-Teke Yarımadası

4.     Sinop Çevresi                                        9-Menteşe Yöresi

5.    Tuz Gölü ve çevresi                               10-Hakkâri Bölümü

 

3-SANAYİ: Sanayinin geliştiği yerlerde iş olanaklarının fazla olması, bu alanlarda nüfusun artmasını sağlar. Bu artış göçlerle meydana gelmektedir.

Sanayiye göre nüfusun yoğun olduğu yerler:

Çatalca –Kocaeli Bölümü

Bursa çevresi

İzmir

Zonguldak

Eskişehir-Ankara

Çukurova-Adana

İskenderun

 

4-TARIM: Tarımın yoğun olarak yapıldığı alanların nüfusları artmıştır. Tarım genellikle ovalarda yapılır.

ÖRNEĞİN: Kıyı ovaları: Bafra ovası, Çarşamba Ovası, Gediz Ovası, Çukurova,

İç ovalar: Konya Ovası, Harran Ovası, Adapazarı Ovası, Bursa Ovası

 

5-YER ALTI KAYNAKLARI(Madencilik):Madenlerin veya enerji kaynaklarının işletilmesinde yoğun nüfusa ihtiyaç vardır. Bu alanlarda nüfus fazladır.

Taşkömürünün çıkarıldığı Zonguldak, linyit kömürünün çıkarıldığı Manisa (Soma),petrolü çıkarıldığı Batman nüfusun yoğun olduğu yerlerdir.

 

6-TURİZM: Turizmin yoğunlaştığı yerlerde yerleşme ve nüfus artmıştır.

Ülkemizde Ege ve Akdeniz kıyılarındaki merkezlerde turizmden dolayı nüfus yoğunlaşmıştır

 

7-ULAŞIM: Ulaşımın zor sağlandığı yerler tenha, Ulaşım kavşağında olan illerimizin nüfusu fazladır.

Eskişehir, Ankara, Gaziantep, Kayseri’de ulaşımın rahatlığı ticaretin gelişmesini sağlamış böylece nüfusun yoğunlaşmasına neden olmuştur.

 

NÜFUS YOĞUNLUĞU:

Bir ülke veya bölgedeki toplam nüfusun o ülke veya bölgenin yüz ölçümüne oranına NÜFUS YOĞUNLUĞU denir.

NÜFUS YOĞUNLUĞU = TOPLAM NÜFUS / TOPLAM YÜZ ÖLÇÜMÜ

 

Bu yoğunlu km²’ye düşen kişi sayısını ifade eder. Türkiye’nin 2000 yılı sayımına göre ortalama nüfus yoğunluğu yaklaşık olarak 83 kişidir.

 

NOT: Ülkelerin veya bölgelerin nüfus sayısı az, yüz ölçümü geniş olursa nüfus yoğunluğu azalır. Mesela yüzölçümü en büyük olan bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesi^de nüfus yoğunluğu azdır. Eğer yüz ölçümü küçük, yaşayan insan sayısı fazla olursa nüfus yoğunluğu fazla olur. Örneğin Marmara Bölgesi gibi.

 

2000 yılına göre coğrafi bölgelerin nüfus miktarları ile nüfus yoğunlukları:

Coğrafi Bölge

Nüfus

Gerçek Yüzölçümü

(km²)

Nüfus Yoğunluğu

(kişi/km²)

Doğu Anadolu

6.137.414

171.000

35,9

İç Anadolu

11.608.868

162.000

71,3

Karadeniz

8.439.213

146.178

57,7

Akdeniz

8.706.005

122.100

71,3

Ege

8.938.781

85.000

105,2

Marmara

17.365.027

67.300

258

Güneydoğu Anadolu

6.608.619

61.000

108,3

Türkiye

67.803.927

814.578

83,2

 

 

Türkiye’nin Kalabalık nüfuslu illeri:

İstanbul, İzmir, İzmit, Adapazarı, Bursa, Aydın, Adana, Hatay, Mersin, Ankara, Trabzon, Samsun, Zonguldak, Gaziantep’tir.

 

Türkiye’nin Seyrek nüfuslu illeri:

Artvin, Ardahan, Sinop, Kastamonu, Gümüşhane, Kırklareli, Çanakkale, Muğla, Kütahya, Burdur, Sivas, Bitlis, Hakkâri’dir.

 

NİÇİN SAYILIYORUZ?

NÜFUS SAYIMI: Sınırları belli bir alanda, belli aralıklarla o bölgede yaşayan insan sayısını tespit etmek amacıyla yapılan işlemdir.

Ülkemizde ilk nüfus sayımı 1927, ikinci nüfus sayımı 1935 yılında yapılmıştır.1935 yılından 1990 yılına kadar her 5 yılda bir sayım yapılmış,1990 yılından sonra 10 yılda bir yapılmıştır.

Nüfus Sayımı ile Ülkemizdeki;

Nüfus yoğunluğu

Kadın-erkek sayısı

Nüfus artışı

Kent ve köy nüfusu

Medeni durum

Ailelerin çocuk sayısı ve iş durumları

Okur-yazarlık ve öğrenim durumu tespit edilmektedir.

Bütün illerden alınan bilgiler Ankara’da Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından değerlendirilmektedir. Elde edilen bilgilere göre; halkın iş, sağlık, eğitim, konut, beslenme, gibi alanlardaki ihtiyaçları belirlenir.

 

1927-1990 yılları arasında ülkemizdeki yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre:

Nüfusumuz sürekli artmaktadır.

Hatay’ın anavatana katılması ile 1939’dan sonra nüfusumuz artmıştır.

1939 yılında II. Dünya Savaşı’nın başlaması ile nüfus artış hızı azalmıştır. Çünkü genç nüfus askere alınmıştır.

1945 yılından sonra savaşın bitmesi üzerine nüfus artış hızı artmıştır.

1960 yıllardan sonra Avrupa’ya olan işçi göçleri nüfus artış hızımızı azaltmıştır.

Balkanlarda yaşayan Türk vatandaşlarımızın Türkiye’ye göçleri Nüfusumuzu arttırmıştır.

Ayrıca sağlık koşullarının düzelmesi, salgın hastalıkların önlenmesi nüfus artış hızını arttırmıştır.

 

TÜRKİYE’DE NÜFUSUN ÖZELLİKLERİ:

1-Yaş Durumu: Nüfus yaş durumuna göre; Genç, Olgun ve Yaşlı olmak üzere 3 gruba ayrılır.

 

Yaş grubu

Toplam nüfus içindeki oranı(%)

0-14

29,8

15-64

64,5

65+yaş

5,7

 

2-Cinsiyet Durumu: I.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı nedeniyle 1945 yılına kadar kadın nüfus fazla olmuştur. Günümüzde ise kadın-erkek nüfusu eşittir.

Türkiye’de dışarıdan göç alan İstanbul, Ankara, İzmir, Adana gibi merkezlerde erkek nüfus fazla iken;

Dışarıya göç veren Trabzon, Tokat, Yozgat gibi merkezlerde ise kadın nüfus fazladır.

 

3-İş Kollarına Göre Durumu: Bir ülkede 20-65 yaş grubundaki insanların ne kadarının çalıştığı, o ülkenin kalkınmışlığını gösterir.

Genellikle, sanayileşmiş ve buna bağlı olarak gelişmiş ülkelerde işsizlik az iken, az gelişmiş ülkelerde işsizlik fazladır. Türkiye’de tüketici nüfusun fala olması ve orta yaş grubundaki işsizlik, ülkemizin kalkınma hızını yavaşlatmaktadır.

Türkiye’de çalışan nüfusun;

%48’i Tarım

%14’ü sanayi

%38î hizmet sektöründe çalışmaktadır.

 

 

4-Eğitim Düzeyi: Türkiye’de okuryazar oranı % 90’dır.İlköğretimde yaklaşık 10 milyon, orta öğretimde 2 milyon öğrenci eğitim görmektedir. Nüfusun % 6’sı üniversite mezunudur.

 

5-Kırsal ve Kentsel durum: Toplam nüfusu 10.000’den az olan yerleşmelere “kırsal”; nüfusu 10.000’den çok olan yerleşmelere “kentsel” nüfus denmektedir.

Yıl

Kırsal(%)

Kentsel(%)

1927

72

28

2000

35

65

Ülkemizde kentsel nüfus artmıştır.

 

 

 

 

 

 

Az Gelişmiş Ülkelerde:

Doğum oranı ve nüfus artış oranı yüksektir.

Genç nüfus oranı fazla, yaşlı nüfus oranı azdır.

Nüfus grafiği; geniş tabanlı üçgene benzer. Ortalama yaşam süresi azdır.

Çalışan nüfusun yaş ortalaması düşük, bağımlı nüfus oranı faladır.

Tarım sektöründe çalışan nüfus fazla, hizmet ve sanayi sektöründe çalışan nüfus azdır.

Nüfusun eğitim seviyesi düşüktür.

Nüfusun yarıdan çoğu kırsal kesimde yaşar.

 

Gelişmiş Ülkelerde:

Doğum oranı ve nüfus artış oranı düşüktür.

Ortalama yaşam süresi fazladır.

Genç nüfus oranı az, orta ve yaşlı nüfus fazladır.

Nüfus grafiği, tabanı dar, orta kesimi şişkin bir üçgene benzer.

Çalışan nüfusun yaş ortalaması yüksek ve bağımlı nüfus oranı azdır.

Hizmet ve sanayi sektöründe çalışan nüfus, tarım sektöründe çalışan nüfustan fazladır.

Nüfusun eğitim seviyesi yüksektir.

Nüfusun yarıdan fazlası Kentte yaşar.

 

MERHABA, DOYDUĞUM TOPRAK:

 

GÖÇ: İnsanların, toplumsal, ekonomik veya siyasi nedenlerle bir ülkeden bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitmesine GÖÇ denir. Göç ikiye ayrılır:

 

1.      İç göç                           2.   Dış göç

 

1-İç Göç: Ülke içerisinde nüfusun yer değiştirmesi olayıdır. İç göçler Mevsimlik ve Sürekli olmak üzere ikiye ayrılır.

 

a.Mevsimlik Göç: Genellikle yaz mevsiminde tarım alanlarında çalışmak, yaylacılık ve turizm amaçlı olarak yapılan göçlere mevsimlik göç denir. ÖR: Akdeniz Bölgesi, Ege Böl.

 

b.Sürekli Göç: Yerleşmek amacıyla yapılan göçlere sürekli göç denir.

İç Göçlerin Nedenleri:

Ø  Kırsal alanda doğum oranının yüksek olması

Ø  Modern tarım yöntemlerinin kullanılması

Ø  İşsizlik oranının artması

Ø  Tarım alanlarının miras yoluyla parçalanması

Ø  Sağlık, eğitim ve iş imkânlarının kentlerde toplanması

Ø  İklim ver yer şekillerinin kırsal alanlardaki olumsuz etkileri

İç Göçlerin Sonuçları:

ü  Ülke içerisindeki nüfus dengesiz dağılır.

ü  Ekonomik yatırımlar dengesiz dağılır.

ü  Çarpık kentleşme görülür.

ü  Konut sıkıntısı ortaya çıkar.

ü  Sanayi tesisleri kent içinde kalır.

ü  Çevre sorunları ortaya çıkar.

ü  Alt yapı hizmetleri aksar(Su, yol, elektrik vb. )

 

En Fazla Göç Veren iller: Kars, Tunceli, Bitlis, Giresun, Rize, Sivas, Yozgat, Afyon, Kırşehir, Ağrı, Muş, Bingöl ve Şırnak en çok göç veren illerdir.

En Fazla Göç Alan İller: İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Şanlıurfa, Antalya, Mersin, Konya, İzmit, Manisa,

Aydın, Gaziantep en çok göç alan illerdir.

En Fazla Mevsimlik Göç Alan İller:Adana, Mersin, Aydın, Antalya, Muğla, İstanbul, İzmir, Bursa, Nevşehir, Eskişehir, Gaziantep en fazla mevsimlik göç alan illerdir.

 

İç Göçleri Önlemek İçin:

Sulamalı tarıma geçilmeli

Ahır ve besi hayvancılığı geliştirilmeli

Gelişmemiş olan kırsal alanlardaki eğitim, öğretim ve sağlık hizmetlerinin kalitesi arttırılmalı

Küçük sanayi kolları geliştirilmeli.

 

2-Dış Göç: Nüfusun bir ülkeden başka ülkelere yerleşmesine dış göç denir. Ülkenin nüfus miktarını azaltır yâda arttırır. ÖR: İşçi göçü

Dış Göçlerin Nedenleri:

Ø  Ekonomik nedenler

Ø  Doğal afetler

Ø  Savaşlar

Ø  Etnik nedenler

Ø  Sınırların değişmesi ve antlaşmalarla yapılan nüfus değişimleri.

Balkan ülkelerinden ülkemize 1995 yılında göç yaşanmıştır.1950’den sonra Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine ülkemizden işçi göçü yaşanmıştır. Günümüzde yurt dışında 4 milyon civarında Türk yaşamaktadır.

Dış Göçlerin Sonuçları:

ü  İşsizlik azalmıştır.

ü  Dış ticaret gelişmiştir.

ü  Turizm gelişmiştir.

ü  Ülkeye döviz girdisi sağlanmıştır.

 

YURDUMUZDA YERLEŞME

Yurdumuzda yeryüzü koşullarına göre bazı yerleşmeler dağınık, bazı yerleşmeler ise topludur.

Türkiye’de DAĞINIK YERLEŞME’NİN en fazla olduğu bölge, Karadeniz Bölgesi’dir. Bunun yanında Akdeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde de bu yerleşme tipi yaygındır. Bunun nedeni, bu bölgelerin yeryüzü şeklinin genelde dağlık olmasıdır.

Türkiye’de TOPLU YERLEŞME’NİN en fazla olduğu bölge İç Anadolu Bölgesi’dir.

Bunun nedeni, bu bölgenin genelinin alçak ve yüksek düzlüklerle kaplı olması ve su ihtiyacının belirli yerlerden temin edilmesidir.

Yurdumuzun üzerinde yer aldığı Anadolu ve Trakya Yarımadası, tarih boyunca çok çeşitli milletlerin bir yerleşme alanı olmuştur. Bunun en önemli nedenleri;

a)Çok çeşitli iklimlerin görülmesi ve genel olarak ılıman bir iklime sahip olması

b)Topraklarının büyük bir bölümünün tarım yapmaya elverişli olması

c)Yer altı ve Yer üstü Kaynakları bakımından zengin olması

d)Önemli bir Coğrafi Konum’da bulunması

Yerleşmeler genelde iki kısımda toplanır; Bunlar;

Kırsal Yerleşmeler

Kentsel Yerleşmeler

 

A)KIRSAL YERLEŞMELER

Kırsal Yerleşmeler deyince aklımıza hemen köyler gelir. Köylerde nüfus,2.000’den azdır. Yurdumuzda yaklaşık 35.000 civarında köy bulunmaktadır. Tabi ki bu köyler, yeryüzü şartlarına bağlı olarak genelde dağınık olarak kurul-muşlardır.

Türkiye’de Kırsal (Köy) Nüfusunun en fazla bulunduğu bölge, Karadeniz Bölgesi’dir. Bunun nedeni, yeryüzü şeklinin genelde dağlık olmasıdır.

Köylerimizin en önemli geçim kaynakları Tarım ve Hayvancılıktır. Yine bunun yanında bazı köylerimizde, meyvecilik, sebzecilik, balıkçılık, el sanatları ve bahçecilik faaliyetleri de yaygındır. Ayrıca, ormanların geniş yer kapladığı alanlarda ormancılık faaliyeti ön plana çıkmıştır.

Köylerimizde yaşayan insanlar, ihtiyaçlarını genelde kendi yetiştirdikleri ürünlerden sağlarlar. Üretim fazlası olan ürünleri de satarak, ekonomilerine canlılık kazandırırlar. Kısacası, köy nüfusu üreticidir.

Köylerimizin bir takım sorunları vardır. Bunlar;

Sağlık Sorunları, Eğitim Sorunları, Ulaşım Sorunları, Isınma Sorunları, Aydınlanma Sorunları, İletişim Sorunları

B)KENTSEL YERLEŞMELER

Nüfusu 10.000’den fazla olan yerleşim alanlarıdır. Kentler, nüfuslarına bir takım gruplara ayrılırlar. Bunlar;

1)Küçük Kentler; Nüfusu 10.000 ile 25.000 arasında olan yerleşim birimleridir.

2)Orta Büyüklükteki Kentler; Nüfusu,25.000 ile 100.000 arasında olan yerleşim birimleridir.

C)Büyük Kentler; Nüfusu,100.000 ile 500.000 arasında olan yerleşim birimleridir.

D)Çok Büyük (Metropol) Kentler; Nüfusu,500.000’den fazla olan yerleşim birimleridir.

 

Fonksiyonlarına (Özellikleri)Göre Kentlerimiz:

A)Tarım Şehirleri; Tarım Faaliyetlerinin yoğun olduğu şehirleridir. Örneğin; Rize (Çay Ekimi),Karaman, Aydın (İncir Ekimi),vb…

B)Ticaret Şehirleri; Genellikle ulaşım yolları üzerinde bulunan ve ticaretin yoğun olduğu şehirlerdir. Örneğin; İstanbul, İzmir, Kayseri, vb…

C)Sanayi Şehirleri; Fabrikaların yoğun olduğu şehirlerdir. Örneğin; İstanbul, İzmir, Bursa, İzmit, Kırıkkale, vb…

D)Turizm Şehirleri; Gelirlerinin büyük bir bölümünü turizmden karşılayan şehirlerdir. Örneğin; İstanbul, İzmir, Antalya, Muğla, Aydın, vb…

E)Madencilik Şehirleri; Yer altı kaynaklarının bulunması ve işletilmesiyle gelişen şehirlerdir. Örneğin; Zonguldak (Taşkömürü), Batman (Petrol), Balıkesir (Bor),vb…

 

NOT: Herhangi bir şehir, yukarıda dile getirilen özelliklerden birçoğuna aynı sahip olduğu için, o isimlerle anılabilir

 

Kentlerimizin Başlıca Sorunları:

v  Hava Kirliliği

v  Kent içi ulaşım sonuçları

v  Çevre kirliliği ve temizlik sorunu

v  Gürültü

v  Konut yetersizliği, gecekondulaşma

v  Yeşil ve açık alanların yetersizliği

v  Sosyal ve kültürel gelişimin sağlanamaması

DEVLET VATANDAŞ EL ELE

Bir ülkede devlet ile vatandaş arasındaki ilişkiler çok önemlidir. Ülkede huzur ve güvenliğin sağlaması için

Devletin vatandaşa olduğu gibi, vatandaşlarında devlete karşı görevleri vardır.

Devletin vatandaşa karşı görevlerinin başında vatandaşlık haklarını korumak ve gereksinimlerini karşılamaktır. Vatandaşlık haklarının başında da SOSYAL HAKLAR gelmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇATOM(Çok Amaçlı Toplum Merkezi):Başbakanlık GAP İdaresi tarafından ekonomik ve sosyal kalkınma ile yoksulluğu azaltmak amacıyla kurulmuş olan merkezlerdir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki 9 ilde 30 ÇATOM faaliyet göstermektedir. ÇATOM’larda bölge halkı için değişik etkinlikler düzenlenmektedir.

SSK(Sosyal Sigortalar Kurumu):Özel işletme, kuruluş ve fabrikalarda işçi olarak çalışanların ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sosyal güvenliklerini sağlayan bir kuruluştur.

 

EMEKLİ SANDIĞI: Devlet memurlarının ve onların bakmakla yükümlü oldukları kişilerin sosyal güvenliğini sağlamakla görevli olan kuruluştur

 

BAĞ-KUR: Esnaf, sanatkâr ve onların bakmakla yükümlü olduğu kişilerin prim karşılığı sosyal güvenliklerini sağlayan kuruluştur.

 

 

YEŞİM KOYUNCU ŞAHİN

SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENİ

 

Yorum ekle

Yapılan Yorumlar

Facebook Grubumuza Katılın!

Site Bilgileri